İngiltere, Fransa ve Norveç'in de aralarında olduğu bir grup Batılı güç, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerini kolaylaştırdığı gerekçesiyle altı şirket ve bir kişiye yaptırım uyguladığını duyurdu. Karar, İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamayla kamuoyuna duyurulurken, yaptırımların hedefinde yerleşimci şiddetini finanse eden, lojistik destek sağlayan veya bu şiddete aracılık eden kuruluşların yer aldığı belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere hükümeti, bu yaptırımlarla birlikte yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticarete ilişkin yeni bir ticari rehber yayımladı. Ancak rehber, birçok İşçi Partisi milletvekilinin beklediği gibi yerleşimlerle ticaretin tamamen yasaklanmasını içermiyor. Bu durum, özellikle İşçi Partisi'nin arka sıralarındaki milletvekillerinde hayal kırıklığı yarattı. Parti içinden gelen eleştirilerde, hükümetin yasa dışı yerleşimler konusunda daha sert adımlar atması gerektiği vurgulandı. Yeni rehber, İngiltere'deki işletmelere, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerle ticaret yapmaları halinde karşılaşabilecekleri hukuki ve itibari riskler konusunda uyarılarda bulunurken, net bir yasak getirmemesi eleştirilerin odağı oldu.
Yaptırımların hedefinde yer alan altı şirket, yerleşimci şiddetini doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen faaliyetlerde bulunmakla suçlanıyor. Bu şirketler arasında güvenlik hizmeti sağlayıcıları, inşaat firmaları ve tarım işletmeleri yer alıyor. Ayrıca, yerleşimci şiddetini organize ettiği iddia edilen bir kişi de yaptırım listesine dahil edildi. Yaptırımlar, bu kişi ve şirketlerin İngiltere'deki varlıklarının dondurulmasını ve İngiltere'ye girişlerinin yasaklanmasını içeriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, uluslararası toplumun İsrail-Filistin çatışmasına yönelik artan baskısının bir parçası olarak görülüyor. Özellikle 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısı ve ardından Gazze'de başlayan savaş, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetinin de uluslararası kamuoyunda daha fazla dikkat çekmesine neden oldu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti olaylarında önemli bir artış yaşandı. Avrupa Birliği ve ABD de benzer yaptırımları değerlendiriyor. Fransa ve Norveç'in bu girişime dahil olması, konunun Avrupa'da geniş bir mutabakatla ele alındığını gösteriyor.
İsrail hükümeti ise yaptırımlara sert tepki gösterdi. Başbakan Binyamin Netanyahu, Batı Şeria'daki yerleşimlerin yasa dışı olmadığını savunurken, yaptırımların iki devletli çözümü baltaladığını iddia etti. Öte yandan, Filistin Yönetimi kararı memnuniyetle karşılayarak, uluslararası toplumun İsrail yerleşim politikalarına karşı daha somut adımlar atması gerektiğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir İsrail'in işgal ve yerleşim politikalarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve Filistin devletini tanıyan ülkeler arasında yer alıyor. Bu yaptırımlar, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destekle örtüşmekle birlikte, Ankara'nın daha kapsamlı yaptırımlar çağrısını da teyit ediyor. Ancak Türkiye'nin kendisinin bu tür yaptırımlara katılması, İsrail'le son dönemde normalleşme çabaları göz önüne alındığında kısa vadede beklenmiyor. Yine de, Batı ülkelerinin bu adımı uluslararası kamuoyunda Filistin meselesine dikkat çekerken, Türkiye'nin diplomatik söylemlerini güçlendirebilir. Bölgesel düzeyde ise bu tür yaptırımların çoğalması, İsrail-Türkiye ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru yaratma potansiyeli taşıyor.