İngiltere, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden yapılan ticarete yasak getirmeye hazırlanıyor. Enerji ve İklim Değişikliği Bakanı Ed Miliband'ın öncülük ettiği girişimin, Washington'dan sert bir tepki alması bekleniyor. Karar, İsrail'in yerleşim faaliyetlerine karşı uluslararası baskının arttığı bir dönemde geliyor.
Yasağın arka planı ve kapsamı
İngiltere hükümeti, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin etiketlenmesi ve ithalatının yasaklanması yönünde adım atmaya hazırlanıyor. Ed Miliband'ın bu konudaki müdahalesi, İngiltere'nin İsrail ile ticari ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Yerleşimler, uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor ve Avrupa Birliği'nin birçok üyesi halihazırda bu bölgelerden gelen ürünlere özel etiketleme uyguluyor.
İngiltere'nin olası yasağı, Avrupa Birliği'nin 2015'te aldığı ve yerleşim ürünlerinin menşeini belirtmeyi zorunlu kılan kararına benzer bir adım olacak. Ancak Londra'nın yasağı daha ileri götürerek doğrudan ithalat yasağı getirmesi bekleniyor. Bu durum, İngiltere'nin İsrail ile olan ticari ilişkilerinde ilk kez bu ölçekte bir kısıtlama anlamına gelecek.
Ed Miliband, daha önce de İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına yönelik eleştirileriyle gündeme gelmişti. Miliband'ın bu hamlesi, İşçi Partisi içindeki Filistin yanlısı kanadın baskısıyla da şekillenmiş olabilir. İngiltere Dışişleri Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin bu adımı, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarına karşı uluslararası toplumun artan tepkisinin bir parçası. ABD yönetimi, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini eleştirse de, müttefiklerine yönelik ticari yasaklara sıcak bakmıyor. Washington'ın, İngiltere'nin kararını "orantısız" bulması ve ikili ilişkilerde gerginliğe yol açması bekleniyor.
İsrail, yerleşim ürünlerine yönelik yasakları "ayrımcı" ve "siyasi" olarak nitelendiriyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, benzer adımlara karşı misilleme tehdidinde bulunmuştu. İngiltere'nin kararı, İsrail'in Avrupa'daki ticari çıkarlarını da olumsuz etkileyebilir.
Uluslararası hukuk açısından, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne göre işgal altındaki topraklarda yerleşim kurmak yasak. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı da yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı olarak tanımlıyor. İngiltere'nin atacağı adım, bu kararlara uyum açısından sembolik bir önem taşıyor.
Ekonomik açıdan, İngiltere'nin İsrail ile ticaret hacmi yıllık yaklaşık 5 milyar sterlin düzeyinde. Yerleşim ürünlerinin bu hacim içindeki payı küçük olsa da, yasağın sembolik etkisi büyük olacak. Karar, diğer Avrupa ülkelerini de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine ticaret yasağı getirmesi, Türkiye'nin Filistin politikasıyla örtüşüyor. Ankara, uzun süredir İsrail'in yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve iki devletli çözümü savunuyor. İngiltere'nin bu adımı, Türkiye'nin uluslararası platformlarda yürüttüğü Filistin yanlısı diplomasiye dolaylı destek sağlayabilir. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasında savunma ve ticaret alanında yakın ilişkiler bulunuyor; bu karar, iki ülke arasında yeni bir işbirliği kanalı açabilir. Ancak Washington'ın olası tepkisi, NATO içindeki dengeleri etkileyebilir ve Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir.