İngiltere, Afgan kadınlar ve Filistinliler için yeni iskân programları başlatmaya hazırlanıyor. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood'un açıklayacağı plan, geçen yıl kapatılan Afgan iskân programının ardından geldi. Ancak uzmanlar, açıklanacak kontenjanların Manş Denizi'ni geçmeye çalışan düzensiz göçmenleri caydırmak için çok küçük olduğu görüşünde.
Afgan programının kapatılmasının ardından yeni adım
İngiltere hükümeti, geçtiğimiz yıl sona erdirilen Afgan İskân ve Yardım Politikası (ARAP) kapsamında binlerce Afgan mülteciyi ülkeye kabul etmişti. Ancak bu programın kapatılması, özellikle Taliban yönetiminden kaçan Afgan kadınlar için büyük bir belirsizlik yaratmıştı. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood'un önümüzdeki günlerde duyuracağı yeni plan, bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor.
Edinilen bilgilere göre yeni program, Afgan kadınlar ve Filistinliler olmak üzere iki ayrı grubu kapsayacak. Afgan kadınlar için ayrılacak kontenjanın, geçmiş programlara kıyasla sınırlı tutulacağı belirtiliyor. Filistinliler için ise Gazze'deki insani krizden etkilenenlere öncelik verilecek. Programın detayları henüz netleşmemekle birlikte, başvuru koşulları ve sayısal hedeflerin önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor.
İngiltere'deki mülteci hakları örgütleri, yeni programı "gecikmiş bir adım" olarak nitelendirirken, hükümetin insani yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak aynı örgütler, kontenjanların açıklanmamasını endişeyle karşılıyor.
Uzmanlar: sayılar caydırıcı değil
Göç politikaları uzmanları, yeni iskân yollarının Manş Denizi üzerinden İngiltere'ye ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenler üzerinde caydırıcı bir etkisi olmayacağını savunuyor. Zira son yıllarda küçük teknelerle geçiş yapanların sayısında önemli bir artış yaşandı. 2023 yılında yaklaşık 30 bin kişi Manş'ı geçerek İngiltere'ye ulaştı. Bu kişilerin önemli bir kısmı Afganistan, İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerden geliyor.
Uzmanlara göre, yasal iskân yollarının sayısı ne kadar artırılırsa artırılsın, düzensiz geçişleri tamamen durdurmak mümkün değil. Çünkü ekonomik ve güvenlik kaynaklı nedenlerle ülkesini terk eden insanlar, yasal yollar kapalı olduğunda kaçak yollara başvuruyor. Bu nedenle, açıklanacak programın yalnızca belirli gruplara odaklanması, genel göç baskısını azaltmayacak.
Ayrıca, Muhafazakâr Parti döneminde başlatılan Ruanda planı gibi caydırıcı politikaların da göçmen sayısını düşürmediği görüldü. İşçi Partisi hükümeti, Ruanda planını iptal etmiş ancak göçmen teknelerini durdurma sözünü yinelemişti. Yeni iskân programı, bu sözün nasıl hayata geçirileceği sorusunu gündeme getiriyor.
Filistinliler için insani koridor arayışı
Programın Filistinlilere yönelik ayağı, Gazze'deki insani felaketin ardından şekillendi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonucu yüz binlerce kişi yerinden edildi. İngiltere, Filistinliler için özel bir iskân yolu açarak, özellikle kadınlar, çocuklar ve yaralılar gibi savunmasız gruplara öncelik verecek. Ancak bu programın kapsamı ve alınacak mülteci sayısı henüz açıklanmadı.
İngiltere'nin Filistinlilere yönelik iskân programı, diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir yaklaşım sergiliyor. Almanya, Fransa ve İspanya gibi ülkeler de Filistinli mültecilere kapılarını açmıştı ancak İngiltere'nin programı, Orta Doğu'daki krize doğrudan müdahil olma anlamı taşıyor. Bu durum, İngiltere'nin bölgedeki insani sorumluluklarını artırabilir.
Siyasi tepkiler ve muhalefetin tutumu
İşçi Partisi hükümeti içinde, göç konusunda farklı görüşler bulunuyor. Bazı milletvekilleri, daha fazla mülteci kabul edilmesi çağrısı yaparken, bazıları ise seçmen baskısı nedeniyle daha sert politikalar izlenmesi gerektiğini savunuyor. Muhalefetteki Muhafazakâr Parti ise yeni programı "yetersiz" ve "gecikmiş" olarak nitelendiriyor. Reform UK lideri Nigel Farage ise programı "göçmen akınını teşvik edecek" sözleriyle eleştiriyor.
İngiltere kamuoyunda göç, son yılların en önemli siyasi gündem maddelerinden biri. Brexit sonrası dönemde göçmen sayısının artması, hükümet üzerindeki baskıyı artırıyor. Yeni iskân programı, bu dengede nasıl bir yer tutacak, henüz belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Afgan kadınlar ve Filistinliler için yeni iskân yolları açması, Türkiye'nin göç politikaları ve bölgesel istikrar açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, halihazırda milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapıyor ve özellikle Afganistan kaynaklı düzensiz göç, İran üzerinden Türkiye'ye yöneliyor. İngiltere'nin yasal yollar açması, Türkiye üzerindeki göç baskısını bir miktar hafifletebilir ancak sayıların sınırlı kalması halinde etkisi sembolik düzeyde kalacak. Ayrıca, Filistinlilere yönelik program, Türkiye'nin Gazze'deki insani krizde üstlendiği role ek bir uluslararası boyut kazandırabilir. Türkiye, benzer adımları destekleyerek bölgesel istikrara katkı sağlayabilir.