İngiltere ile Avrupa Birliği arasında ilişkileri yeniden başlatma hedefiyle düzenlenmesi planlanan 'reset' zirvesinin, temmuz ayında yapılması bekleniyor ancak müzakerelerdeki tıkanma nedeniyle ertelenebileceği belirtiliyor. Avrupa Birliği Komisyonu'ndan Maroš Šefčovič, zirvenin 'muhtemelen' temmuzda gerçekleşeceğini söylerken, kaynaklar tarihin geriye çekilebileceğini ifade ediyor. Zirve, iki taraf arasında Brexit sonrası gerginliği azaltmayı ve yeni bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlıyor. Ancak özellikle balıkçılık hakları, gençlerin hareketliliği ve mali katkılar gibi konulardaki anlaşmazlıklar süreci yavaşlatıyor.
Zirvenin Arka Planı ve Beklentiler
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, geçen yıl göreve gelmesinden bu yana AB ile ilişkilerde yeni bir sayfa açmak istediğini defalarca dile getirdi. Starmer, Brexit sonrası oluşan ticari engelleri azaltmayı, güvenlik iş birliğini derinleştirmeyi ve gençler için seyahat kolaylıkları sağlamayı hedefliyor. AB ise İngiltere'nin tek pazara dönüş olmadan bu talepleri karşılamasının zor olduğunu vurguluyor.
Kaynaklara göre, zirvenin hazırlık toplantılarında ilerleme sağlanamaması nedeniyle tarihin ertelenebileceği konuşuluyor. Özellikle gençlerin hareketliliği konusunda AB, İngiltere'nin öğrenci değişim programı Erasmus'a yeniden katılmasını veya benzer bir mekanizma kurmasını istiyor. İngiltere ise bu konuda esneklik göstermekle birlikte, serbest dolaşımın yeniden tesis edilmesine karşı çıkıyor. Balıkçılık konusunda da AB sularına erişim ve kota düzenlemeleri henüz mutabakata varılamayan başlıklar arasında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere-AB zirvesi, sadece iki taraf arasındaki ilişkilerin seyri açısından değil, aynı zamanda Avrupa'nın küresel rekabetteki konumu için de kritik öneme sahip. Ukrayna savaşı, enerji krizi ve Çin'in yükselişi gibi zorluklarla karşı karşıya olan Avrupa, İngiltere ile daha koordineli hareket etmek istiyor. İngiltere de ABD-Çin rekabeti ve NATO'nun geleceği gibi konularda AB ile uyumlu politikalar izlemeyi hedefliyor. Zirvenin başarısız olması veya sürekli ertelenmesi, iki taraf arasındaki güven eksikliğini derinleştirebilir ve Avrupa'nın küresel aktör olarak etkinliğini zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere-AB ilişkilerindeki bu gelişme, Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve İngiltere ile ticari bağları açısından önemli sinyaller taşıyor. Zirvenin ertelenmesi, AB'nin genişleme ve derinleşme sürecindeki tıkanıklığın bir yansıması olarak görülebilir. Türkiye, AB ile müzakerelerinde benzer zorluklarla karşılaşırken, İngiltere ile serbest ticaret anlaşmasının kapsamını genişletmek istiyor. Eğer İngiltere-AB zirvesi olumlu sonuçlanırsa, Türkiye'nin de bu yeni iş birliği çerçevesinden yararlanma potansiyeli doğabilir. Ancak tıkanma devam ederse, Türkiye'nin hem AB hem de İngiltere ile ilişkilerinde mevcut durumun korunması muhtemel.