İngiltere, Avrupa Birliği'nin (AB) İngiliz çeliğine uyguladığı gümrüksüz ithalat kotasını neredeyse yarıya indirme planına karşı sert bir diplomatik hamle başlatıyor. İngiltere İş ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, haftaya AB Ticaretten Sorumlu Komiseri Maroš Šefčovič ile bir araya gelerek, sektörde 'yıkıcı' olarak nitelendirilen bu planın geri çekilmesini talep edecek. Kyle, söz konusu planın İngiliz çelik üreticilerine ciddi ekonomik zarar vereceğini ve iki taraf arasındaki ticari ilişkileri zedeleyeceğini belirtti.
Kota kesintisinin arka planı
AB, 2018 yılında dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın çelik ve alüminyuma getirdiği gümrük vergilerinin ardından, küresel çelik arzının kendi pazarına yönelmesini engellemek amacıyla 'güvenlik önlemleri' adı altında bir kota sistemi uygulamaya koymuştu. Bu sistem, belirli ülkeler için yıllık gümrüksüz ithalat miktarlarını belirliyor. Ancak AB, şimdi bu kotaları 2025 yılı için güncellemeye hazırlanıyor. Planlanan değişiklikle, İngiltere'nin gümrüksüz çelik ihraç edebileceği miktarın yaklaşık 3 milyon tondan 1,5 milyon tona düşürülmesi öngörülüyor. Bu, İngiliz çelik sektörü için yaklaşık 1,2 milyar sterlinlik bir pazar kaybı anlamına geliyor.
İngiliz hükümeti, AB'nin bu hamlesini Brexit sonrası ticaret anlaşmasının ruhuna aykırı buluyor. Kyle, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'AB'nin bu planı, İngiliz çelik üreticilerini hedef alan orantısız bir önlemdir. Biz Brexit sonrasında serbest ve adil ticareti teşvik etmek için çalışırken, Brüksel'in bu tür korumacı adımlar atması kabul edilemez' dedi. AB ise, bu kotaların küresel çelik fazlasına karşı bir önlem olduğunu ve İngiltere'ye yönelik kasıtlı bir hamle olmadığını savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu ticari gerilim, İngiltere ile AB arasındaki Brexit sonrası ilişkilerde yeni bir sınav niteliği taşıyor. İki taraf, 2020 yılında imzalanan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması kapsamında bir dizi konuda işbirliği yapmayı sürdürüyor. Ancak çelik krizi, anlaşmanın 'eşit rekabet koşulları' maddesinin yorumlanmasına ilişkin derin görüş ayrılıklarını ortaya çıkarıyor. İngiltere, AB'nin kendi çelik sektörünü korumak adına İngiliz firmalarını haksız yere cezalandırdığını iddia ediyor.
Küresel ölçekte ise, bu tür ticari önlemler, dünya ticaretinin daha korumacı bir yöne evrildiği endişelerini artırıyor. ABD'nin eski Başkanı Trump döneminde başlattığı çelik tarifeleri, Çin'den gelen büyük çelik arzına karşı bir kalkan görevi görmüştü. AB ise bu politikayı benimseyerek kendi pazarını korumaya çalışıyor. Uzmanlar, bu tür kotaların, küresel tedarik zincirlerini bozabileceği ve nihayetinde tüketicilere daha yüksek fiyatlar olarak yansıyabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle otomotiv ve inşaat gibi çelik yoğun sektörlerde maliyet artışları bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB-İngiltere arasındaki çelik krizi, Türkiye'nin de içinde bulunduğu küresel çelik ticaretini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, dünyanın en büyük çelik üreticilerinden biri olarak AB pazarında önemli bir oyuncu. AB'nin İngiltere'ye uygulamayı planladığı kota kesintisi, Brüksel'in diğer tedarikçilere yönelik de benzer önlemler alabileceğini gösteriyor. Bu durum, Türk çelik ihracatçıları için risk oluşturuyor. Ayrıca, Brexit sonrası İngiltere'nin kendi ticaret politikasını bağımsızca belirleme çabaları, Türkiye gibi ülkelerle yeni anlaşma zeminleri yaratabilir. Ancak bu kriz, Türkiye'nin de AB pazarında korumacı önlemlerle karşılaşabileceğinin bir işareti olarak okunmalı. Türk çelik sektörü, bu gelişmelere karşı alternatif pazarlar çeşitlendirme stratejisini hızlandırmalıdır.