İngiltere Başbakanı Keir Starmer, otomotiv sektörü ve sendikaların yoğun lobi faaliyetleri sonucunda, 2030 yılına kadar yeni benzinli ve dizel araç satışını sonlandırma hedefini yumuşatmaya hazırlanıyor. Hükümet kaynakları, Enerji Bakanı Ed Miliband'ın karşı çıkmasına rağmen, üreticilere uygulanması planlanan cezai yaptırımların erteleneceğini ve hedefin esnetileceğini doğruladı. Kararın önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere, 2020 yılında 2030'dan itibaren yeni içten yanmalı motorlu araç satışını yasaklayacağını duyurmuştu. Ancak otomotiv devleri, şarj altyapısının yetersizliği, batarya maliyetlerinin yüksekliği ve tüketici talebinin beklendiği gibi artmaması nedeniyle hedefin ulaşılamaz olduğunu savunuyor. Ford, Stellantis ve BMW gibi üreticiler, cezai yaptırımların işten çıkarmalara ve yatırımların durmasına yol açacağı uyarısında bulundu. Unite sendikası da binlerce işçinin işini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Hükümet, elektrikli araç satış zorunluluğu için belirlenen yıllık kotaların düşürülmesini ve uyumsuzluk durumunda uygulanan para cezalarının ertelenmesini planlıyor. Planın ayrıca, daha fazla kamu şarj noktası kurulumu için fon sağlanmasını da içereceği belirtiliyor. Miliband, iklim hedeflerinden geri adım atılmasına karşı çıkarken, Starmer'ın ekonomik kaygılar nedeniyle sanayinin taleplerine kulak verdiği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin bu adımı, Avrupa'da elektrikli araç dönüşümünde yaşanan zorlukların bir yansıması olarak görülüyor. Avrupa Birliği de benzer hedeflerini gözden geçirirken, Alman otomotiv endüstrisi e-dönüşüm için daha fazla esneklik talep ediyor. Öte yandan Çin, elektrikli araç üretiminde büyük bir sıçrama yaparken, Batılı üreticiler rekabet gücünü korumakta zorlanıyor. ABD'de ise Biden yönetimi, Çin'e karşı korumacı tarifelerle yerli üretimi teşvik ediyor. İngiltere'nin hedeflerini sulandırması, küresel emisyon azaltım çabalarında bir gerileme olarak yorumlanabileceği gibi, endüstriyel dönüşümün gerçekçi bir takvimle yapılması gerektiği görüşünü de güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin 2030 hedeflerini gevşetmesi, Türkiye'nin otomotiv sektörü için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, Avrupa pazarına yönelik geleneksel içten yanmalı araç üretiminde güçlü bir konumdayken, elektrikli araç dönüşümünde geç kalmış durumda. İngiltere'nin yavaşlaması, Türk ihracatçılarına kısa vadede avantaj sağlayabilir. Ancak uzun vadede, AB ve İngiltere'nin nihai hedeflerinin değişmediği göz önüne alındığında, Türkiye'nin de elektrikli araç ve batarya üretimine yatırım yapması hayati önem taşıyor. TOGG'un pazara girmesiyle ivme kazanan yerli üretim, Ar-Ge ve altyapı yatırımlarıyla desteklenmezse, küresel rekabette geri planda kalma riski devam ediyor.