Birleşik Krallık'ta polis kuvvetlerinin soruşturma süreçlerinin temel aşamalarında ciddi eksiklikler bulunduğu, ülkenin en üst düzey polis denetim organı tarafından tespit edildi. Majesteleri'nin Polis Müfettişi (HMICFRS), yayımladığı son raporda, çok sayıda mağdurun hak ettiği hizmet kalitesini alamadığını ve kolluk kuvvetlerinin basit ama hayati adımları atlamakta ısrarcı olduğunu vurguladı. Rapor, İngiltere ve Galler'deki polis teşkilatlarının suç soruşturmalarındaki performansına dair çarpıcı bir tablo çiziyor.
Raporun Ortaya Koyduğu Temel Sorunlar
Müfettişlik, polis kuvvetlerinin soruşturmaların ilk aşamalarında kritik hatalar yaptığını belirledi. Olay yerine geç müdahale, delil toplamada yetersizlik, tanık ifadelerinin alınmaması ve mağdurlarla yeterli iletişim kurulmaması gibi sorunlar raporun ana başlıkları arasında. Özellikle, birçok vakada polisin soruşturmayı daha başlangıçta yanlış yönlendirdiği veya yeterince ciddiye almadığı ifade ediliyor. HMICFRS, bu eksikliklerin yalnızca birkaç kuvvete özgü olmadığını, ülke genelinde sistemik bir soruna işaret ettiğini kaydetti.
Müfettişler, bazı kuvvetlerin soruşturma dosyalarını açarken gerekli risk değerlendirmesini yapmadığını, şüphelileri doğru şekilde sorgulamadığını ve dijital delilleri gerektiği gibi toplamadığını tespit etti. Özellikle cinsel saldırı, ev içi şiddet ve çocuk istismarı gibi hassas suçlarda mağdurların ikincil travma yaşadığı, sürecin uzaması ve iletişimsizlik nedeniyle adalete erişimlerinin zorlaştığı belirtiliyor. Rapor, mağdurların şikayetlerinin ardından aylarca haber alamadığını, dosyaların rafa kaldırıldığını ortaya koyuyor.
Majesteleri'nin Polis Müfettişi, yaptığı açıklamada, "Çok fazla mağdur, beklemeleri gereken hizmet kalitesini alamıyor. Polis, soruşturmanın temel adımlarını yerine getirmiyor. Bu kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Müfettişlik, sorunun sadece kaynak yetersizliğinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda liderlik, eğitim ve denetim eksikliklerinden de beslendiğini vurguladı. Bazı kuvvetlerin suç oranlarındaki düşüşü istatistiksel olarak göstermek için soruşturmaları erken kapattığı iddiaları da raporda yer aldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Birleşik Krallık'ta polis teşkilatlarının performansı, yıllardır tartışmalı bir konu. Özellikle 2021'deki Sarah Everard cinayeti ve ardından yaşanan skandallar, polise olan güveni sarsmıştı. Met Police'in (Londra Polis Teşkilatı) kurumsal kültürüne yönelik eleştiriler, ülke çapında polis reformu çağrılarını artırmış durumda. HMICFRS'nin son raporu, bu güven krizini daha da derinleştirebilir. İngiltere ve Galler'de suç mağdurlarının adalete erişimi, hükümetin "suçla mücadele" söylemiyle çelişiyor.
Küresel ölçekte bakıldığında, gelişmiş ülkelerde dahi kolluk kuvvetlerinin soruşturma kapasitesindeki zafiyetler, demokratik hesap verebilirlik ve kamu güvenliği açısından endişe verici. Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer sorunlar zaman zaman rapor ediliyor; ancak Birleşik Krallık'taki bu denetim raporu, bağımsız bir müfettişlik tarafından açıkça dile getirilmesi bakımından dikkat çekici. Polis teşkilatlarının dijital dönüşüme ayak uyduramaması, artan suç çeşitliliği ve kaynak kısıtları, sadece İngiltere'nin değil, birçok Batı ülkesinin ortak sorunu haline gelmiş durumda.
Rapor, aynı zamanda polis memurlarının artan iş yükü ve stres altında olduğunu, bunun da hata oranını yükselttiğini gösteriyor. Ancak müfettişlik, bunun bir bahane olamayacağını, temel soruşturma becerilerinin her koşulda uygulanması gerektiğini belirtiyor. İçişleri Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak ana muhalefet partisi, hükümeti polis bütçelerini yeterince artırmamakla suçluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık polisindeki soruşturma zafiyetleri, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel güvenlik ve adalet standartları açısından önemli bir gösterge. Türkiye'de de kolluk kuvvetlerinin soruşturma süreçleri, özellikle uzayan davalar ve delil toplama aşamasındaki eksiklikler nedeniyle sıkça eleştiriliyor. İngiltere'deki bu rapor, bağımsız denetim mekanizmalarının önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü yargı reformu ve insan hakları diyaloğu çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin hesap verebilirliği ve mağdur hakları konusundaki gelişmeler yakından takip ediliyor. Ayrıca, İngiltere'deki sistemik sorunlar, Türkiye'nin Batı ile güvenlik iş birliğinde karşılıklı güvenin ne kadar kırılgan olabileceğini de gösteriyor.