Kuzey İngiltere'de yaşayan 60'lı yaşlarındaki bir erkek, Pazartesi günü yargılamasının başlamasına kısa bir süre kala, eşini yirmi yıldan fazla bir süre boyunca evlerinde tekrar tekrar uyuşturup tecavüz ettiğini itiraf etti. Mahkeme tarafından kimliği açıklanmayan ve ismi, kendisine ömür boyu anonimlik hakkı tanınan eşinin kimliğini deşifre edeceği için gizli tutulan sanığın, uzun yıllara yayılan sistematik cinsel şiddet suçlamalarını kabul etmesi, İngiliz kamuoyunda cinsel suçlar ve kadına yönelik şiddet konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Olayın Ayrıntıları ve Yargı Süreci
Yetkililerin verdiği bilgilere göre, sanık, yargılanmasının başlamasına çok az bir süre kala suçunu itiraf etti. İtiraf, mahkeme salonunda şok etkisi yarattı; zira dava, aylardır süren hazırlık aşamasının ardından nihayet görülmeye başlanacaktı. Sanığın avukatları aracılığıyla yaptığı itiraf, mağdur için yıllar süren bir kâbusun hukuki olarak da tescillenmesi anlamına geliyor. Mahkeme, sanığın suçunu kabul etmesi üzerine ceza aşamasına geçileceğini duyurdu. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca devam eden bu eylemler, mağdurun rızası dışında gerçekleşti ve sanık, karısını uyuşturucu madde vererek bilinçsiz hale getirdikten sonra cinsel saldırıda bulundu.
İngiltere'de cinsel suçlara ilişkin yasalar, 2003 Cinsel Suçlar Yasası çerçevesinde düzenleniyor. Bu yasa, rıza dışı cinsel ilişkiyi tecavüz olarak tanımlıyor ve uyuşturucu madde kullanarak mağduru etkisiz hale getirmek, suçun nitelikli hali sayılıyor. Sanığın eylemleri, hem fiziksel hem de psikolojik şiddetin iç içe geçtiği bir istismar örüntüsü oluşturuyor. Mağdurun yıllar boyunca farkında olmadan maruz kaldığı bu saldırılar, ancak bir ihbar veya tesadüfi bir delille ortaya çıkmış olabilir. Nitekim dava sürecinin bu noktaya gelmesi, kolluk kuvvetlerinin delil toplama ve mağdur koruma mekanizmalarının bir sonucu.
Sanığın kimliğinin açıklanmaması, İngiliz hukuk sisteminde mağdur haklarını korumaya yönelik bir uygulama. Ömür boyu anonimlik, cinsel suç mağdurlarının toplumda damgalanmasını önlemeyi ve mahremiyetlerini korumayı amaçlıyor. Bu tür davalarda mahkemeler, mağdurun ruh sağlığını ve güvenliğini göz önünde bulundurarak, sanığın isminin açıklanmasının dolaylı yoldan mağduru ifşa edebileceği durumlarda gizlilik kararı alabiliyor. Bu dava da bu hassasiyetle yürütülüyor.
İngiltere'de Cinsel Şiddet ve Kadına Yönelik Suçların Boyutu
Birleşik Krallık'ta kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlar, uzun süredir kamu politikasının öncelikli alanlarından biri. Ülke genelinde her yıl binlerce tecavüz ve cinsel saldırı vakası kaydediliyor; ancak uzmanlar, gerçek rakamların çok daha yüksek olduğunu, mağdurların çeşitli nedenlerle suçu bildirmekten çekindiğini belirtiyor. Özellikle aile içi cinsel şiddet, mağdurun faille aynı evi paylaşması, ekonomik bağımlılık, duygusal baskı ve tehdit gibi faktörler nedeniyle en az rapor edilen suç türlerinden biri. Bu dava, yirmi yılı aşkın süredir devam eden bir istismarın ortaya çıkması bakımından dikkat çekici; zira bu kadar uzun bir süre boyunca mağdurun durumu fark etmemesi veya edememesi, failin manipülasyon ve uyuşturucu kullanımındaki ısrarını gözler önüne seriyor.
İngiliz hükümeti son yıllarda cinsel suçlarla mücadele kapsamında yeni yasalar çıkardı ve kolluk kuvvetlerine ek kaynaklar sağladı. 2021'de yürürlüğe giren ve kadına yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan strateji belgeleri, mağdur destek hizmetlerine erişimi artırmayı ve faillerin hızlı yargılanmasını hedefliyor. Ancak mahkemelerdeki iş yükü ve davaların uzun sürmesi, adalete erişimde sorunlara yol açabiliyor. Bu dava özelinde sanığın yargılamanın hemen başında suçunu itiraf etmesi, mağdurun yeniden travma yaşamasını kısmen önlemiş olabilir; zira uzun bir yargılama süreci mağdur için yıpratıcı olabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de görülen bu dava, kadına yönelik cinsel şiddetin sınır tanımayan, evrensel bir sorun olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye'de de benzer vakalar yaşanmakla birlikte, yasal çerçeve ve mağdur koruma mekanizmaları açısından karşılaştırmalı bir bakış sunuyor. Türk Ceza Kanunu'nda tecavüz ve nitelikli cinsel saldırı suçları ağır yaptırımlara bağlanmış; ancak uygulamada delil yetersizliği, mağdurun ifşası korkusu ve yargı süreçlerinin uzunluğu gibi sorunlar yaşanabiliyor. İngiltere'deki ömür boyu anonimlik uygulaması, Türkiye'de de tartışılan bir konu. Ayrıca, aile içi şiddetle mücadelede eğitim ve farkındalık kampanyalarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi sonrası kadın örgütlerinin dile getirdiği endişeler, bu tür vakaların önlenmesi ve mağdurların korunması için kapsamlı politikaların gerekliliğini gösteriyor. Uluslararası kamuoyunda bu dava, cinsel suçlarda etkin soruşturma ve mağdur dostu yargılama standartlarının önemini vurguluyor.