İngiltere'de demiryolu taşıtları kiralayan üç şirketin CEO'ları geçtiğimiz yıl toplam 3,5 milyon sterlin kazandı. Aynı şirketler hissedarlarına yaklaşık 400 milyon sterlin ödeme yaparken, yolcuların yüksek bilet fiyatları nedeniyle sübvanse edildiği ve şirketlerin yolcu pahasına kâr elde ettiği eleştirileri gündeme geldi. Demiryolu sektöründe faaliyet gösteren bu firmalar, devlete ait raylar üzerinde çalışan trenleri kiralayarak önemli gelir elde ediyor.
Demiryolu Şirketlerinin Kârları ve CEO Maaşları
İngiltere'nin demiryolu sistemi, tren işletmeciliği yapan şirketler ile altyapıyı yöneten Network Rail arasında bölünmüş bir yapıya sahip. Tren kiralama şirketleri, yolcu taşımacılığı yapan operatörlere araç temin ederek kira geliri elde ediyor. Bu şirketlerin son yıllarda artan kârlılığı, özellikle pandemi sonrası yolcu sayısının toparlanmasıyla dikkat çekiyor. Ancak bu kârların bir kısmı hissedarlara dağıtılırken, CEO'lara ödenen yüksek maaşlar kamuoyunda tartışma yaratıyor.
Üç şirketin CEO'suna ödenen toplam 3,5 milyon sterlinlik paket, sektördeki ücret artışlarının bir göstergesi. Şirketlerin hissedarlara yaptığı 400 milyon sterlinlik ödeme ise, demiryolu hizmetlerinin finansmanı konusundaki tartışmaları derinleştiriyor. Yolcu grupları, bu paraların hizmet kalitesine ve bilet fiyatlarına yansımadığını savunuyor.
Yolcu ve Kamuoyu Tepkisi
İngiltere'de demiryolu yolcuları uzun süredir yüksek bilet fiyatlarından ve düşük hizmet kalitesinden şikayetçi. Pandemi sonrası devlet desteğiyle ayakta tutulan operatörler, şimdi kârlarını artırırken yolcuların bu durumdan olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Ulaştırma Bakanlığı'nın düzenlemeleri, tren kiralama şirketlerinin kârlarını sınırlamıyor; bu da eleştirilerin odağında yer alıyor.
Demiryolu reformu çağrıları yapan sivil toplum kuruluşları, şirketlerin kamu hizmeti yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve yolcuların sübvansiyonlarla desteklenen bir sistemde mağdur edildiğini ifade ediyor. Hükümetin ise sektörde rekabeti artırarak fiyatları düşürmeyi hedeflediği ancak bunun yeterli olmadığı görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki demiryolu şirketlerinin yüksek kârları ve CEO maaşları, Türkiye'nin demiryolu politikaları için bir ders niteliğinde. Türkiye, son yıllarda Yüksek Hızlı Tren hatları ve demiryolu yatırımlarına ağırlık vererek kamu kontrolünde bir model izliyor. İngiltere örneği, özelleştirme ve kiralama modellerinin yolcu aleyhine sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin demiryolu reformlarında şeffaflık ve yolcu odaklılık ilkelerini benimsemesi, benzer sorunların önlenmesi açısından kritik.