İngiltere'de 2026 Sürdürülebilir Tarım Teşviki (SFI) fonu, başvuruların açılmasından yalnızca altı saat sonra tükendi. Çiftçi Peter Hatley, Salı sabahı saat 10.00'da bilgisayarının başına geçtiğinde, ülke genelindeki binlerce meslektaşı gibi umutluydu. Ancak kısa süre içinde fonun bittiğini öğrendi. Bu durum, İngiliz çiftçilerini, doğa dostu tarım uygulamalarını tersine çevirme ve çevresel taahhütlerini yerine getirememe riskiyle karşı karşıya bıraktı.
Fonun Tükenmesi ve Çiftçilerin Tepkisi
İngiltere hükümeti, Brexit sonrası tarım politikasını yeniden şekillendirmek amacıyla 2020'de yürürlüğe giren Tarım Yasası kapsamında, Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası'ndan ayrılarak yeni bir destek sistemi oluşturdu. Bu sistemin merkezinde, çiftçilere çevre dostu uygulamalar karşılığında ödeme yapmayı amaçlayan Sürdürülebilir Tarım Teşviki (SFI) yer alıyor. 2026 yılı için ayrılan bütçe, önceki yıllara göre daha sınırlıydı ve başvuruların kısa sürede tükenmesi, sistemin kapasitesinin yetersiz olduğunu gösterdi.
Peter Hatley gibi birçok çiftçi, SFI kapsamında arazi yönetimi planlarını değiştirmiş, kimyasal gübre kullanımını azaltmış, çit ve hendek restorasyonu gibi projelere yatırım yapmıştı. Şimdi, fonun tükenmesiyle birlikte bu projeleri sürdürecek mali kaynağı bulamıyorlar. Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU) sözcüsü, "Bu durum, çiftçilerin güvenini sarstı ve gelecek yıllar için plan yapmalarını imkânsız hale getirdi" dedi.
Çevre örgütleri ise endişeli. Doğa Dostu Çiftçilik Ağı'ndan bir yetkili, "Fonun bu kadar çabuk tükenmesi, İngiltere'nin biyoçeşitlilik hedeflerine ulaşmasını tehlikeye atıyor. Çiftçiler doğa için yaptıkları yatırımlardan vazgeçerse, nesli tükenme tehlikesi altındaki türler daha da zarar görecek" uyarısında bulundu.
Brexit Sonrası Tarım Politikası ve Gelecek Belirsizliği
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılmasının ardından tarım sektörü, yıllık 3 milyar sterlinlik AB sübvansiyonundan mahrum kaldı. Hükümet, bu kaybı telafi etmek için "kamu parası için kamu malları" ilkesiyle yeni bir destek modeli vaat etti. Ancak geçiş dönemi, çiftçiler için zorlu oldu. 2021'de başlayan pilot uygulamalar, 2024'te genişletildi ve 2026'da tüm çiftçilere açıldı. Ne var ki bütçe, artan başvuru sayısını karşılayamadı.
Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığı (Defra) sözcüsü, "SFI'ye olan yoğun ilgiden memnunuz ancak fonlar sınırlı. Gelecek yıllarda bütçeyi gözden geçireceğiz" açıklamasını yaptı. Ancak çiftçiler, belirsizlik ortamında yatırım yapmaktan kaçınıyor. Ülke genelinde birçok çiftlik, SFI yerine geleneksel üretim yöntemlerine dönmeyi düşünüyor. Bu da İngiltere'nin 2050 net sıfır hedefiyle çelişiyor.
Uzmanlar, sorunun yapısal olduğunu belirtiyor. Reading Üniversitesi'nden tarım ekonomisti Dr. Sarah Thompson, "Hükümet, çiftçilere uzun vadeli güvence vermeli. Aksi halde hem çevresel hem de ekonomik kayıplar kaçınılmaz olur" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu gelişme, Türkiye'nin tarım ve çevre politikaları için uyarıcı olabilir. Türkiye, AB'ye uyum sürecinde benzer sübvansiyon modellerini tartışıyor. Ancak İngiltere örneği, fonların yetersiz kalması durumunda çiftçilerin çevresel taahhütlerden vazgeçebileceğini gösteriyor. Türkiye'nin kendi tarımsal destek programlarında sürdürülebilirliği ön planda tutması ve bütçeyi gerçekçi planlaması gerekiyor. Ayrıca Brexit sonrası İngiltere'nin tarım ürünleri ticaretinde yaşanabilecek dalgalanmalar, Türkiye'nin ihracat fırsatlarını etkileyebilir. Küresel iklim hedefleri açısından ise bu tür fonların tükenmesi, Paris Anlaşması yükümlülüklerini zora sokabilir.