ABD'deki İran Nükleer Anlaşması İnceleme Yasası'nın (INARA) kaldırılması çağrısı yapılıyor. Zira alternatifler, ya felaket bir seçim savaşını uzatmak ya da yasayı hiçe saymak anlamına geliyor. Bu yasa, 2015 yılında kabul edilen ve İran'ın nükleer programını kısıtlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) uygulanmasını engelleyen bir düzenleme olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, INARA'nın yürürlükten kaldırılmasının, ABD'nin İran ile diplomatik yoldan ilerlemesine ve nükleer program üzerinde daha etkin kontroller sağlanmasına olanak tanıyacağını ifade ediyor.
INARA nedir ve neden sorun yaratıyor?
2015 yılında ABD Kongresi tarafından kabul edilen INARA, Başkan'ın İran nükleer anlaşmasına ilişkin taahhütlerini ertelemesini veya askıya almasını engelliyor. Yasa, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin Kongre denetimini sıkılaştırmayı amaçlasa da, pratikte diplomasinin önünde bir engel oluşturuyor. Örneğin, Trump yönetimi döneminde anlaşmadan çekilme kararı alınırken, bu yasa gerekçe olarak kullanılmıştı. Şimdi ise Biden yönetimi, anlaşmaya dönüş için müzakereleri sürdürürken, INARA'nın varlığı müzakerelerde elini zayıflatıyor.
Yasanın kaldırılması çağrısında bulunan analistler, bunun ABD'nin elini rahatlatacağını ve İran ile yeni bir mutabakata (MoU) zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Mevcut durumda, INARA'nın öngördüğü 60 günlük inceleme süreci, müzakerelerin hızlı ilerlemesini engelliyor. Ayrıca, yasa İran'a karşı yeni yaptırımları da zorlaştırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran nükleer programı, yalnızca ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkiliyor. INARA'nın kaldırılması, İran ile Batı arasında yeniden yapılandırılacak bir anlaşmanın önünü açabilir. Bu, özellikle İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin tepkisine neden olabilir. Ancak uzmanlar, yeni bir mutabakatın bölgede istikrarı artırabileceğini ve İran'ın nükleer silah elde etme riskini azaltabileceğini savunuyor.
Küresel ölçekte, ABD'nin Çin ve Rusya ile rekabet ettiği bir dönemde, İran ile diplomatik çözüm, enerji piyasalarına ve uluslararası güvenliğe olumlu yansıyabilir. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin de JCPOA'nın devamını istediği biliniyor. INARA'nın kaldırılması, ABD'nin müttefikleriyle koordinasyonunu güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması nedeniyle nükleer anlaşmanın akıbetini yakından takip ediyor. INARA'nın kaldırılması ve yeni bir mutabakat, İran'ın nükleer programını uluslararası denetim altına alarak bölgede olası bir silahlanma yarışını önleyebilir. Bu, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi doğal gaz ticaretinde Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak, ABD-İran yakınlaşması, bölgesel rekabet dinamiklerini değiştirebileceği için Türk dış politikasının bu süreci dikkatle izlemesi gerekiyor.