Pakistan'ın devrik Başbakanı İmran Han, üç yılı aşkın süredir hapiste. Ancak onun durumu, rejim için bir ikilem oluşturuyor: Onu serbest bırakmak, sokaklarda kitlesel protestoları ateşleyebilir; hapiste tutmak ise demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü giderek daha fazla zedeliyor. Han, ordunun ve mevcut hükümetin açıkça korktuğu bir muhalif figür haline geldi. Onun varlığı, rejimi sürekli olarak utandırıyor; ölümü ise rejimi uluslararası alanda yargı önüne çıkarabilir.
Gelişmenin Arka Planı
İmran Han, 2022 yılında güvensizlik oyuyla devrilmesinin ardından yolsuzluk, terör ve devlet sırlarını ifşa etme gibi çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Temmuz 2024'te şiir yazma yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle yedi yıl hapis cezasına çarptırıldı ve ardından kefaletle serbest bırakıldı; ancak kısa süre sonra yeniden tutuklandı. Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI), bu suçlamaların siyasi motivasyonlu olduğunu ve amacın muhalefeti susturmak olduğunu savunuyor. Han, hapiste geçirdiği süre boyunca 'hayali bir dava' ile karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Han'ın tutukluluğu, Pakistan'da derin bir siyasi krizi tetikledi. Mayıs 2023'teki tutuklanmasının ardından ülke genelinde şiddetli protestolar patlak verdi ve en az dokuz kişi hayatını kaybetti. Ordu, Han'ı doğrudan hedef alan bir baskı dalgası başlattı; binlerce PTI destekçisi gözaltına alındı, parti ofisleri basıldı. Uluslararası Af Örgütü, Han'ın 'adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini' ve 'keyfi olarak alıkonulduğunu' belirtiyor.
Han'ın tutukluluğunun bir diğer boyutu da ordunun iç dinamikleriyle ilgili. Eski Ordu Komutanı General Qamar Javed Bajwa'nın görev süresi boyunca Han'la yakın ilişkisi olduğu biliniyor. Ancak 2022'deki güvenoyu öncesinde ordu, Han'a desteğini çekmişti. General Asim Munir liderliğindeki mevcut ordu yönetimi, Han'a karşı tavizsiz bir tutum sergiliyor. Bu durum, ordunun siyasete müdahalesinin ne kadar derin olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İmran Han'ın durumu, Pakistan'ın iç siyasetinin ötesinde bölgesel ve küresel yankılar uyandırıyor. Han, görevdeyken Afganistan'daki Taliban rejimine verdiği destek ve Hindistan'a yönelik sert söylemleriyle biliniyor. Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Moskova'ya yaptığı ziyaretle Batı'yı kızdırmıştı. Han'ın tutukluluğu, ABD ve Avrupa Birliği'nden insan hakları ihlalleri konusunda eleştiriler aldı; ancak Pakistan'ın stratejik önemi nedeniyle bu eleştiriler sınırlı kaldı.
Bölgesel olarak, Pakistan'ın istikrarsızlığı komşuları için de risk oluşturuyor. Afganistan'daki güvenlik durumu, Pakistan'ın sınır ötesi operasyonlarına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Han'ın tutukluluğu, Pakistan'ın iç istikrarını tehdit ederken, bu durum ABD'nin Çin'le mücadelesinde önemli bir müttefik olarak gördüğü Pakistan'ın güvenilirliğini de zayıflatıyor. Öte yandan Çin, Pakistan'ın istikrarına önem veriyor çünkü Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) projeleri bu ülkedeki güvenliğe bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Pakistan ile olan köklü ilişkileri açısından yakından izlenmeli. Ankara, İslamabad ile tarihsel ve kültürel bağlarının yanı sıra savunma sanayiinde güçlü bir iş birliği yürütüyor. Pakistan'ın siyasi istikrarsızlığı, bu iş birliğinin geleceğini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Güney Asya'daki dengeleri gözeterek Hindistan'la da ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. İmran Han'ın tutukluluğu, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerler açısından Türkiye'nin de gündeminde olan bir konu. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Pakistan'daki insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalıp kalmayacağı sorusunu gündeme getiriyor.