Pakistan'da devrik Başbakan İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI), hükümete karşı mücadelesini sokaklara taşıyor. Hayber Pahtunhva Eyaleti Başbakanı Ali Emin Gajapur'un açıklamasına göre, Han'ın destekçileri 27 Eylül'de başkent İslamabad'a doğru büyük bir yürüyüş başlatacak. Eyalet hükümetinin başında bulunan Gajapur, bu kararın parti liderliğinin aldığı bir karar olduğunu ve ülke genelindeki tüm destekçilerin bu yürüyüşe katılması için çağrı yaptığını duyurdu. Gajapur, yaptığı açıklamada, "27 Eylül'de İslamabad'a yürüyeceğiz. Bu, İmran Han'ın özgürlüğü için bir dönüm noktası olacak" ifadelerini kullandı.
Üç Yıllık Esaret İddiaları
Hayber Pahtunhva Eyaleti Bilgi Bakanı Suhail Afridi ise konuya ilişkin sert açıklamalarda bulundu. İmran Han'ın gözaltına alınmasının üzerinden üç yıl geçtiğini belirten Afridi, bu süreci adeta bir "kaçırma" olarak nitelendirdi. Afridi, eski başbakanın hücre hapsinde tutulduğunu ve kız kardeşlerinin cezaevinde kendisiyle görüşmek istediğinde kötü muameleyle karşılaştığını iddia etti. Bu iddialar, Pakistan'da insan hakları ihlalleri tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Han'ın avukatları da müvekkillerinin sağlık durumunun kötüleştiğini ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunuyor. PTI yetkilileri, Han'ın ülkenin en popüler siyasi figürlerinden biri olmaya devam ettiğini ve halkın desteğinin her geçen gün arttığını öne sürüyor.
İmran Han, Ağustos 2023'te görevden alınmasının ardından yolsuzluk ve güvenlik sırrı ifşası gibi çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldı. 2022'de güvensizlik oyuyla düşürülen hükümetinin ardından başlattığı erken seçim kampanyası sırasında tutuklanmıştı. Han, tüm suçlamaları reddediyor ve kendisine yönelik davaların siyasi motivasyonlu olduğunu söylüyor. Tutuklanması, ülke genelinde şiddetli protestolara yol açmış, güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çatışmalar yaşanmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan'da yaşanan siyasi istikrarsızlık, yalnızca iç politika ile sınırlı kalmıyor; bölgesel güç dengesi üzerinde de önemli etkiler yaratıyor. İmran Han'ın popülaritesi ve PTI'nin sokak gücü, mevcut hükümetin meşruiyetini zayıflatıyor. Yürüyüşün güvenlik endişeleri yaratması ve ekonomi üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Pakistan, zaten ekonomik krizle boğuşurken, sokak gösterileri yatırımcı güvenini daha da sarsabilir. Öte yandan, ülkenin jeopolitik konumu nedeniyle yaşanan her türlü kaos, Afganistan'daki durum ve Hindistan ile ilişkiler açısından da risk unsuru oluşturuyor. ABD ve Çin gibi büyük güçler, Pakistan'daki gelişmeleri yakından izliyor; Çin'in Kuşak ve Yol Projesi kapsamındaki yatırımları, ülkenin istikrarına bağlı.
Uzmanlar, Pakistan'ın bu siyasi belirsizlik sürecinin uzun vadeli sonuçları olabileceği konusunda uyarıyor. Sivil-asker ilişkileri, yargı bağımsızlığı ve demokratik kurumların güçlenip güçlenemeyeceği, ülkenin geleceği açısından kritik önemde. İmran Han'ın liderliğindeki muhalefetin, ordu ve istihbarat örgütlerinin etkisine karşı verdiği mücadele, Pakistan'ın siyasi kültüründe yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye ve Pakistan, tarihsel olarak güçlü bağlara sahip; iki ülke arasında savunma sanayii, ticaret ve eğitim alanlarında iş birlikleri sürüyor. İmran Han döneminde Türkiye ile ilişkilerin iyi bir seyir izlediği biliniyor; Han'ın iktidardan düşmesi, Ankara'nın İslamabad ile ilişkilerinde belirsizlik yaratabilir. Ancak Pakistan'ın askeri ve ekonomik açıdan önemli bir müttefik olması, Türkiye'nin siyasi değişimlerden etkilenmeksizin ilişkilerini sürdürmesini gerektiriyor. Ayrıca, Pakistan'daki istikrarsızlık, Güney Asya'daki dengeleri değiştirebilir ve bu durum Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından riskler barındırabilir. Ankara'nın, İslamabad'daki gelişmeleri dikkatle izleyerek, hem hükümet hem de muhalefetle dengeli bir iletişim kurması stratejik bir önem taşıyor.