Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 yılına ilişkin küresel büyüme tahminini yüzde 3,1'e yükselterek, yapay zeka kaynaklı yatırım patlamasının savaşların yarattığı ekonomik baskıyı kısmen dengelediğini bildirdi. IMF, ancak bu dayanıklılığın enerji kısıtları ve yaklaşan mali riskler nedeniyle sınırlarına yaklaştığı uyarısında bulundu. Fonun son Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, küresel ekonominin beklenenden daha dirençli olduğu ancak bu direncin sürdürülebilirliğinin giderek zorlaştığı vurgulandı.
Yapay zeka yatırımları büyümeyi destekliyor
IMF ekonomistleri, 2026 tahminini önceki öngörülere göre hafifçe yukarı çekmelerinin arkasında, başta ABD ve Asya olmak üzere yapay zeka altyapısına yönelik sermaye harcamalarındaki artışın yattığını belirtti. Yapay zeka veri merkezleri, çip üretimi ve ilgili teknolojilere yapılan yatırımlar, ticaret gerilimleri ve jeopolitik çatışmaların yol açtığı belirsizliğe rağmen büyümeyi ayakta tutan ana unsur olarak öne çıkıyor. Raporda, bu yatırımların verimlilik artışı yoluyla orta vadede daha geniş bir büyüme etkisi yaratabileceği, ancak kısa vadede getirilerin belirsizliğini koruduğu ifade edildi.
Öte yandan IMF, yapay zeka odaklı yatırımların ekonomik dayanıklılığı artırırken, aynı zamanda yeni kırılganlıklar da yaratabileceğine dikkat çekti. Sermaye akışlarının birkaç büyük teknoloji şirketi ve bölgede yoğunlaşması, küresel finansal istikrar açısından izlenmesi gereken bir risk olarak sıralandı.
Enerji kısıtları ve mali riskler sınırlıyor
IMF'nin uyarıları arasında, jeopolitik çatışmaların enerji arz güvenliği üzerindeki etkisi önemli bir yer tutuyor. Savaşların enerji fiyatlarında yarattığı dalgalanma ve arz kesintileri, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam ediyor. Fon, enerji arzındaki kısıtların sanayi üretimini ve tüketici harcamalarını sınırlayabileceği uyarısında bulundu.
Ayrıca birçok ülkede kamu borçlarının yüksek seviyelerde seyretmesi ve faiz oranlarının uzun süre yüksek kalma olasılığı, mali alanı daraltıyor. IMF, hükümetlerin artan borç yüküyle başa çıkmak için mali disiplini korumaları ve aynı zamanda büyümeyi destekleyici yatırımları sürdürmeleri gerektiğini belirtti. Raporda, "dayanıklılığın sınırlarına yaklaşıldığı" ifadesiyle, önümüzdeki dönemde şoklara karşı tamponların azalabileceğine işaret edildi.
IMF Başekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, raporun sunumunda yaptığı değerlendirmede, küresel ekonominin beklenenden iyi performans gösterdiğini ancak bunun büyük ölçüde geçici faktörlere dayandığını söyledi. Gourinchas, "Yapay zeka yatırımları büyümeye katkı sağlıyor ancak bu ivmenin kalıcı olduğunu varsaymak için henüz erken" dedi. Ayrıca ticaret kısıtlamalarının yaygınlaşmasının orta vadede verimlilik kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Küresel ve bölgesel yansımalar
IMF'nin tahmin revizyonu, küresel ekonominin son yıllarda art arda gelen şoklara rağmen istikrarını koruduğunu gösteriyor. Ancak büyümenin kompozisyonu dengesiz: Yapay zeka yatırımları ve hizmet sektörü öne çıkarken, imalat ve ticaret daha zayıf seyrediyor. Gelişmiş ekonomilerde büyüme ılımlı, gelişmekte olan piyasalarda ise borç ve kur baskıları öne çıkıyor.
Rapor, özellikle Avrupa için enerji maliyetleri ve zayıf dış talebin büyümeyi sınırladığına işaret ediyor. ABD'de ise yapay zeka yatırımları ve güçlü tüketim büyümeyi desteklerken, mali açık ve borçlanma maliyetleri risk unsuru olarak öne çıkıyor. Asya'da Çin'in yavaşlayan büyümesi ve emlak sektöründeki sorunlar, bölgesel görünümü aşağı çeken faktörler arasında. Orta Doğu'da ise petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve jeopolitik gerilimler belirsizliği artırıyor.
IMF, ülkelerin yapısal reformlara ve verimlilik artışına odaklanmaları, aynı zamanda mali tamponları güçlendirmeleri gerektiğini vurguladı. Raporda, yapay zekanın yaygınlaşmasının işgücü piyasaları üzerindeki etkilerinin de yakından izlenmesi gerektiği belirtildi. Eğitim ve beceri dönüşümü yatırımlarının, teknolojik dönüşümün yaratacağı eşitsizlikleri sınırlamak için kritik olduğu ifade edildi.
Sonuç olarak IMF, 2026 için daha iyimser bir tablo çizse de, bu iyimserliğin kırılgan olduğunu ve jeopolitik şoklara, enerji arzındaki ani kesintilere veya finansal piyasalardaki dalgalanmalara karşı hassas olduğunu kabul ediyor. Fon, politika yapıcıların temkinli olmayı sürdürmeleri ve olası şoklara karşı hazırlıklı olmaları çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
IMF'nin küresel büyüme tahminini yükseltmesi, Türkiye ekonomisi için sınırlı da olsa olumlu bir dış talep ortamına işaret ediyor. Ancak yapay zeka kaynaklı büyümenin ağırlıklı olarak ABD ve Asya'da yoğunlaşması, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki canlanmanın sınırlı kalabileceğini gösteriyor. Enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye için jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanma, cari açık ve enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir. Öte yandan, yapay zeka ve teknoloji yatırımlarına yönelik küresel sermaye akışı, Türkiye'nin dijital dönüşüm ve verimlilik artışı gündemini destekleyebilir; ancak mali disiplin ve yapısal reformların önemi artıyor.