Illinois eyaletinde bir anne, 2 yaşındaki oğlunu öldürmekle suçlandı. Yetkililer, kadının Lindsay Clancy davasına 'aşırı derecede ilgi duyduğunu' ve cinayetten önce bu davayı takıntı haline getirdiğini belirtti. Polise verdiği ifadede çocuğunun 'şeytan' veya 'deccal' olduğuna inandığını söylediği öne sürüldü.
Olayın Arka Planı
Olay, Illinois'in kuzeyindeki Lake County'de meydana geldi. Yetkililer, 2 yaşındaki çocuğun annesi tarafından öldürüldüğünü tespit etti. Kadın, olayın ardından gözaltına alındı ve sorgusunda Lindsay Clancy davasına yoğun ilgi duyduğunu itiraf etti. Lindsay Clancy, Massachusetts'te 2023 yılında üç çocuğunu öldürmekle suçlanan ve akıl sağlığı sorunları nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir anneydi. Clancy'nin davası, doğum sonrası psikoz ve akıl sağlığı tartışmalarını beraberinde getirmişti.
Illinois'teki olayda ise anne, çocuğunu öldürmeden önce internette Lindsay Clancy ile ilgili haberleri araştırdığı ve sosyal medyada bu davayı takip ettiği belirlendi. Polis kayıtlarına göre kadın, ifadesinde çocuğunun 'kötü ruhlar tarafından ele geçirildiğine' inandığını söyledi. Bu tür vakalar, akıl sağlığı uzmanları tarafından 'paylaşılan psikoz' veya 'internet kaynaklı delüzyon' olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, sosyal medyada sıkça karşılaşılan şiddet içerikli haberlerin hassas bireylerde tetikleyici olabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de son yıllarda çocuk cinayetleri ve akıl sağlığı kaynaklı aile içi şiddet vakalarında artış gözlemleniyor. COVID-19 pandemisi sonrası ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar, bu tür trajedilerin sıklığını artırdı. Lindsay Clancy davası, ülke genelinde doğum sonrası depresyon ve psikoz konusunda farkındalık yaratmış, ancak aynı zamanda bazı bireylerde taklit davranışları tetikleyebileceği endişesini doğurmuştu. Illinois'teki olay, bu endişeleri haklı çıkarır nitelikte. Yetkililer, annenin akıl sağlığı geçmişine dair detayları kamuoyuyla paylaşmadı; ancak olayın 'aşırı medya tüketimi' ile bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlar, şiddet içerikli haberlerin ve sosyal medyadaki gerçek suç hikayelerinin, psikolojik rahatsızlığı olan kişilerde sanrıları güçlendirebileceğini belirtiyor. Özellikle ebeveynlerde görülen 'şeytan çocuk' sanrısı, nadir de olsa ağır psikiyatrik vakalarda rastlanan bir durum. Bu tür vakaların önlenmesi için ruh sağlığı taramalarının yaygınlaştırılması ve internet içeriklerinin zararlı etkilerine karşı farkındalık kampanyaları öneriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu trajik olay, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de akıl sağlığı ve medya etkisi açısından küresel bir uyarı niteliğinde. Türkiye'de de son yıllarda artan şiddet haberleri ve sosyal medya kullanımı, benzer riskleri barındırıyor. Özellikle genç ebeveynler arasında ruh sağlığı hizmetlerine erişim ve damgalama sorunu devam ediyor. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ruh sağlığı harcamalarında sınırlı ilerleme kaydetti. Bu tür vakaların önlenmesi için toplumsal farkındalık ve erken müdahale programları kritik önem taşıyor. Ayrıca, dijital platformlarda şiddet içerikli içeriklerin denetimi konusunda uluslararası işbirliği ihtiyacı bir kez daha ortaya çıkıyor.