Somali'de on yıllardır süren kuraklıklar, seller ve çatışmaların yıkıcı etkisiyle mücadele eden çiftçi ve hayvancılar, iklim dostu ürünler ve hayvan türleriyle desteklenmeye başlandı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) öncülüğünde yürütülen projeler, kuraklığa dayanıklı tohumlar ve su tasarrufu sağlayan sulama teknikleri sayesinde gıda güvenliğini artırırken, su ve otlak gibi kıt kaynaklar üzerindeki baskıyı hafifletiyor. Bu sayede, geçim kaynaklarını kaybeden topluluklar arasında yükselen çatışma riski de azalıyor.
İklim değişikliği ve kaynak savaşları
Afrika Boynuzu, iklim değişikliğinin en ağır hissedildiği bölgelerden biri. Son 30 yılda sıklığı ve şiddeti artan kuraklıklar, milyonlarca insanı yerinden ederken, hayvancılık ve tarımı neredeyse imkansız hale getirdi. Somali'de 2022'de yaşanan tarihi kuraklık, 6 milyondan fazla insanı açlıkla karşı karşıya bırakmıştı. Kısıtlı su kaynakları ve otlaklar yüzünden çiftçilerle hayvancılar arasında sık sık çatışmalar çıkıyor, bu da güvenlik sorunlarını derinleştiriyor.
FAO'nun uyguladığı proje kapsamında, çiftçilere kuraklığa dayanıklı mısır, sorgum ve susam tohumları dağıtılırken, hayvancılara ise daha az su tüketen keçi türleri temin ediliyor. Ayrıca yağmur suyu hasadı ve damla sulama sistemleri yaygınlaştırılıyor. Bu yöntemler, hem verimi artırıyor hem de kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlıyor.
Bölgesel iş birliği ve sürdürülebilirlik
Somali örneği, iklim adaptasyonunun sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve siyasi bir gereklilik olduğunu gösteriyor. Benzer projeler Kenya, Etiyopya ve Sudan'da da yürütülüyor. Afrika Birliği, 2030 yılına kadar 30 milyon hektar alanı iklime dayanıklı hale getirmeyi hedefliyor. Uzmanlar, iklim adaptasyonuna yapılan her 1 dolarlık yatırımın, çatışma ve insani krizlerden kaynaklanan 10 dolarlık maliyeti önleyebildiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'ndaki krizlere insani yardım ve kalkınma projeleriyle aktif katkı sağlıyor. Somali'de TİKA ve AFAD aracılığıyla su kuyuları açılması, tarım kooperatiflerinin desteklenmesi, iklim adaptasyonu çabalarıyla doğrudan örtüşüyor. Ayrıca Türkiye'nin kurak bölgelere uygun tarım teknolojileri geliştirme deneyimi, Somali gibi ülkeler için model oluşturabilir. Bölgedeki istikrar, Türkiye'nin Doğu Afrika'yla ticari ve diplomatik ilişkileri açısından stratejik önem taşıyor. Olası bir çatışma veya göç dalgası, Türkiye'yi de etkileyebileceğinden, bu tür projelerin desteklenmesi Ankara'nın uzun vadeli çıkarlarına hizmet ediyor.