Güney Çin Denizi'ndeki İkinci Thomas Sığlığı'nda geçen perşembe günü yaşanan ve bölgede tansiyonu yükselten olayın ardından ABD ve Çin'in Manila büyükelçilikleri pazar günü karşılıklı suçlamalarda bulundu. Washington'un Filipinler'e verdiği güvenlik garantisi sonrası alevlenen sözlü çatışma, iki büyük güç arasındaki rekabetin Güney Çin Denizi'ndeki seyrini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın arka planı: İkinci Thomas Sığlığı'nda neler yaşandı?
Geçtiğimiz perşembe günü, Filipinler'e ait bir ikmal gemisine Çin Sahil Güvenlik unsurlarının müdahale ettiği ve geminin su topuyla taciz edildiği iddia edildi. Filipinler hükümeti, olayda askeri personelin yaralandığını ve geminin ciddi hasar gördüğünü açıkladı. İkinci Thomas Sığlığı, Filipinler'in batıdaki Palawan eyaletinin açıklarında yer alıyor ve Manila tarafından kendi münhasır ekonomik bölgesi içinde kabul ediliyor. Ancak Pekin, bölgenin tamamı üzerinde hak iddia ediyor ve son yıllarda bu sularda askeri varlığını artırmış durumda.
Olayın hemen ardından ABD'nin Manila Büyükelçiliği pazar günü yazılı bir açıklama yaparak Filipinler'in yanında olduğunu bildirdi. Açıklamada, Pekin'in "tehlikeli ve istikrar bozucu" eylemlerinin 1951 tarihli Karşılıklı Savunma Antlaşması kapsamındaki taahhütleri riske attığı vurgulandı. ABD, Filipinler'in en eski müttefiklerinden biri ve antlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının ortak savunma mekanizmasını harekete geçireceğini öngörüyor.
Çin'in Manila Büyükelçiliği ise aynı gün yaptığı karşı açıklamada, ABD'yi bölgede gerilimi körüklemekle ve Filipinler'i "kukla" olarak kullanmakla suçladı. Açıklamada, Washington'un Güney Çin Denizi'ndeki sorunlara müdahil olmaması gerektiği, bölge ülkelerinin sorunları kendi aralarında çözmesi gerektiği ifade edildi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin "soğuk savaş zihniyetiyle" hareket ettiğini öne sürdü.
Bölgesel ve küresel boyut: Güney Çin Denizi'nde yeni denklem
İkinci Thomas Sığlığı, son iki yılda Filipinler ile Çin arasında birçok kez gerginliğe sahne oldu. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. döneminde Manila, ABD ile savunma işbirliğini derinleştirdi ve 2023'te ABD'ye dört yeni askeri üs kullanım hakkı tanıdı. Bu adımlar Pekin tarafından provokasyon olarak değerlendirildi. ABD ise Güney Çin Denizi'nde seyrüsefer serbestisi adı altında düzenli olarak askeri tatbikatlar yapıyor ve bölge ülkelerine destek mesajları veriyor.
Uzmanlara göre, İkinci Thomas Sığlığı'ndaki her olay, ABD-Çin rekabetinin vekil bir mücadeleye dönüşme riskini artırıyor. Güneydoğu Asya'da barış ve istikrarın korunması için çağrılar yapılıyor. ASEAN ülkeleri, Çin ile denizde davranış kuralları müzakerelerini sürdürüyor ancak ilerleme yavaş. Filipinler, bu müzakerelerde daha sert bir tutum izliyor ve uluslararası hukuka, özellikle 2016 tarihli Lahey Tahkim Mahkemesi kararına atıfta bulunuyor. Çin, bu kararı tanımıyor.
Olayın küresel yansımaları da var. ABD Savunma Bakanlığı, bölgedeki müttefiklerine yönelik taahhütlerini yineledi. Çin ise kendi kıyı savunmasını güçlendirme ve bölgede artan ABD varlığına karşı koyma kararlılığını gösterdi. Bu durum, küresel tedarik zincirleri ve deniz ticareti için de risk oluşturuyor; zira Güney Çin Denizi, dünya ticaretinin üçte birinin geçtiği kritik bir su yolu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Çin Denizi'nde kıyıdaş olmasa da bölgesel istikrar ve uluslararası hukukun üstünlüğü ilkeleri açısından bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Ankara, son yıllarda Asya-Pasifik'e yönelik açılım politikası kapsamında ASEAN ile ilişkilerini geliştiriyor ve bölgede barışçıl çözüm çağrıları yapıyor. ABD-Çin geriliminin tırmanması, Türkiye'nin hem NATO müttefiki ABD hem de stratejik ortaklık kurduğu Çin ile dengeli ilişkilerini sürdürmesini zorlaştırabilir. Ayrıca, deniz ticaret yollarındaki istikrarsızlık, küresel enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden Türkiye ekonomisini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, benzer deniz yetki alanı anlaşmazlıklarında (Doğu Akdeniz, Ege) uluslararası hukuka ve diyaloga vurgu yaparak, Güney Çin Denizi'ndeki taraflara da itidal çağrısında bulunabilir.