Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), G7 ülkelerinin İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat kısıtlamalarına yanıt olarak toplam 325 milyon varil acil petrol ve dizel rezervini serbest bıraktığını duyurdu. Ajans, serbest bırakılan miktarın 75 milyon varillinin henüz piyasaya sürülmediğini, bu kısmın önümüzdeki günlerde sevk edileceğini belirtti. Karar, ABD'nin Avrupa üzerindeki baskısı sonucu Cuma günü G7 liderleri tarafından onaylanan 100 milyon varillik ek serbest bırakma planının bir parçası.
Kararın arka planı ve jeopolitik gerilim
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere yönelik kısıtlamaları, küresel petrol arzında ciddi bir sıkışmaya yol açtı. Dünya petrolünün yaklaşık beşte biri bu dar geçitten taşınıyor. İran, nükleer programına yönelik yaptırımlara karşı misilleme olarak boğazdaki seyrüseferi kısıtladığını açıklamıştı. Bu adım, ham petrol ve dizel fiyatlarında sert yükselişe neden oldu; Avrupa ve Asya'daki rafineriler arz güvenliği konusunda endişeli.
G7 liderleri, ABD'nin ısrarıyla ortak bir açıklama yaparak stratejik petrol rezervlerinden 100 milyon varil serbest bırakma kararı aldı. Bu karar, IEA'nın koordinasyonunda yürütülen daha geniş bir planın parçası. IEA, toplam serbest bırakılan miktarın 325 milyon varile ulaştığını, bunun 250 milyon varillinin şimdiye kadar piyasaya sürüldüğünü, kalan 75 milyon varilin ise lojistik nedenlerle bekletildiğini bildirdi. Ajans sözcüsü, "Sevkiyatlar kademeli olarak gerçekleşiyor; piyasa koşullarını yakından izliyoruz" dedi.
Uzmanlar, serbest bırakılan rezervlerin kısa vadede fiyatları dengeleyebileceğini, ancak İran'ın tutumunu değiştirmemesi halinde etkinin sınırlı kalacağını belirtiyor. Petrol analisti John Kilduff, "Bu hamle piyasalara bir miktar rahatlama getirebilir ancak arz kesintisinin boyutu göz önüne alındığında yeterli olmayabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Küresel enerji piyasaları ve bölgesel yansımalar
Serbest bırakma kararı, başta Avrupa olmak üzere küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya neden oldu. Brent petrol fiyatı kararın ardından yüzde 3 geriledi, ancak gün içinde toparlanarak kayıplarını kısmen telafi etti. Avrupa'daki doğal gaz fiyatları da dalgalı seyretti. Almanya ve Fransa, rezervlerden kendi paylarına düşen miktarı almaya başladı. Ancak nakliye ve depolama altyapısındaki kısıtlar nedeniyle sevkiyatların planlanandan yavaş ilerlediği bildiriliyor.
Asya ülkeleri de bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Japonya ve Güney Kore, IEA üyesi olarak rezervlerinden satış yapabileceklerini açıkladı. Çin ise henüz resmi bir açıklama yapmadı; ancak ülkenin stratejik rezervlerini artırma yönünde adımlar attığı biliniyor. Hindistan, petrol ithalatının büyük bölümünü Hürmüz üzerinden yapıyor ve alternatif rotalar için arayışta.
Uzmanlar, İran'ın Hürmüz'deki kısıtlamalarının uzaması halinde küresel ekonominin resesyon riskiyle karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor. IEA Başkanı Fatih Birol, "Üye ülkelerin koordineli eylemi, piyasalara güven vermek için kritik" dedi. Birol, acil rezervlerin kullanımının sürdürülebilir olmadığını, asıl çözümün diplomatik yollarla arz güvenliğinin sağlanması olduğunu vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki dalgalanma, enerji ithalatında dışa bağımlı olan Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamalar, Türkiye'nin ham petrol tedarikinde önemli bir risk oluşturuyor; zira İran, Türkiye'nin önemli tedarikçilerinden biri. IEA'nın serbest bırakma kararı, kısa vadede fiyatları dengeleyerek Türkiye'nin enerji faturasını bir miktar hafifletebilir. Ancak uzun süreli bir kesinti, cari açık ve enflasyon üzerinde baskı yaratır. Türkiye, alternatif tedarikçiler ve yenilenebilir enerjiye yönelerek arz güvenliğini çeşitlendirmeli.