ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı federal müfettişler, ülkenin en büyük Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözaltı merkezlerinden birinde yapılan sürpriz denetimde, yasaklanmış bir boğma tekniğinin kullanıldığını, bir memurun gözaltındaki kişiyi kalemle bıçakladığını ve sağlık ile güvenliği tehdit eden başka sorunlar tespit etti. Olay, özel şirketler tarafından işletilen gözaltı merkezlerindeki denetim eksikliğine dair eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
Denetim raporundaki bulgular
Sürpriz denetim, Teksas eyaletindeki büyük bir ICE gözaltı merkezinde gerçekleştirildi. Rapora göre, memurlardan biri, gözaltındaki bir kişiyi sakinleştirmek için yasaklanmış bir boğma tekniği kullandı. Ayrıca, başka bir memur, bir tartışma sırasında elindeki kalemi gözaltındaki kişinin koluna sapladı. Bu olaylar, gözaltı merkezinde şiddetin rutin hale geldiğini gösteriyor.
Denetim ayrıca, tıbbi müdahalelerin geciktiğini, hijyen koşullarının yetersiz olduğunu ve personel eğitiminin eksik olduğunu ortaya koydu. Raporda, gözaltındaki kişilerin hücrelerinde yeterli havalandırma olmadığı ve bazı hücrelerde aşırı kalabalık olduğu belirtildi. Federal yetkililer, bu ihlallerin ciddi olduğunu ve derhal düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.
ICE yetkilileri, raporu incelediklerini ve gerekli önlemleri alacaklarını açıkladı. Ancak, insan hakları örgütleri, bu tür olayların sistemik bir sorun olduğunu ve özel şirketlerin kâr odaklı işletilmesinin denetimi zayıflattığını savunuyor.
Özel sektör elindeki gözaltı merkezleri tartışması
ABD'deki ICE gözaltı merkezlerinin yaklaşık yüzde 70'i, özel şirketler tarafından işletiliyor. Bu şirketler, hükümetle yaptıkları sözleşmeler kapsamında göçmenleri barındırıyor. Ancak, son yıllarda birçok skandal, bu merkezlerdeki insan hakları ihlallerini gündeme getirdi. 2020 yılında yayınlanan bir başka federal rapor, benzer ihlalleri belgelemişti.
Uzmanlar, özel şirketlerin maliyetleri düşürmek için personel eğitimine ve altyapıya yeterli yatırım yapmadığını belirtiyor. Ayrıca, denetimlerin yetersiz olduğu ve cezaların caydırıcı olmadığı eleştirileri yapılıyor. Son olay, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi ve bazı senatörler, özel gözaltı merkezlerinin kapatılması çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin iç işleri olsa da, küresel göç yönetimi ve insan hakları standartları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, düzensiz göçle mücadelede kendi gözaltı merkezlerini işletirken, uluslararası standartlara uyum konusunda benzer eleştirilerle karşılaşabiliyor. ABD'deki bu skandal, tüm ülkeler için gözaltı koşullarının denetlenmesinin önemini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile göç anlaşması çerçevesinde, göçmenlerin insan haklarına saygılı uygulamalar geliştirmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin uluslararası alandaki imajını etkileyebilir.