ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza İdaresi (ICE), ajanların görev sırasında kullanması için elektroşok eldivenleri tedarik etmeyi planlıyor. Söz konusu eldivenlerin, hedef kişiye temas halinde yüksek voltajlı elektrik akımı vererek acı oluşturmayı ve kişinin reaksiyon yeteneğini geçici olarak etkisiz hale getirmeyi amaçladığı belirtildi. Axios'un 16 Temmuz 2026 tarihli haberine göre, ICE yetkilileri bu yeni cihazın özellikle direnç gösteren şüphelilere karşı daha etkili bir kontrol yöntemi sağlayacağını düşünüyor. Kurum, söz konusu eldivenlerin standart silahlanma prosedürlerine entegre edilmesi ve ajanların eğitilmesinin ardından kademeli olarak devreye alınmasını öngörüyor. Ancak uygulama, insan hakları örgütleri tarafından hemen tepki çekti; uzmanlar bu tür araçların orantısız güç kullanımına yol açabileceği ve ölümcül olmayan ancak sağlık açısından ciddi riskler oluşturabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Gelişmenin arka planı
ICE, son yıllarda göçmenlere yönelik operasyonlarında sık sık tartışma konusu olan bir kurum. Özellikle 2025'te artan sınır dışı işlemleri ve sert müdahale taktikleri, federal kurum üzerindeki gözleri artırmıştı. Yeni elektroşok eldivenleri, kurumun 'daha az ölümcül' olarak nitelendirdiği araçlar yelpazesine ekleniyor. Ancak uzmanlar, bu tür cihazların aslında ölümcül olabileceğine dikkat çekiyor. Kalp pili olan kişilerde, hamilelerde veya bazı sağlık sorunları olanlarda elektrik şokunun ölüme bile yol açabileceği belirtiliyor.
Eldivenlerin üreticisi hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, savunma sanayii kaynakları bu teknolojinin daha önce polis birimlerinde kullanılmak üzere geliştirildiğini ve ICE'in bu teknolojiyi satın almak için ihale süreci başlattığını ifade etti. Kurum, yaptığı yazılı açıklamada, "Her zaman olduğu gibi, ajanlarımızın ve kamuoyunun güvenliğini ön planda tutuyoruz. Bu araç, ajanlarımıza dirençle karşılaştıklarında daha fazla seçenek sunacak" dedi.
Bununla birlikte, bazı hukukçular bu uygulamanın dördüncü anayasa değişikliğine (makul olmayan arama ve el koymaya karşı koruma) aykırı olabileceğini savunuyor. New York Üniversitesi'nden hukuk profesörü Sarah Thompson, "Elektroşok eldivenleri, acı verme amacıyla tasarlanmış bir araçtır. Bu, orantılılık ilkesine aykırıdır ve sorgusuz sualsiz güç kullanımını teşvik edebilir" diye konuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'de göçmenlik politikalarına yönelik tartışmaları daha da alevlendirdi. Özellikle Latin Amerika ülkeleri, ABD'nin göçmenlere yönelik muamelesini sert bir dille eleştiriyor. Meksika Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, "İnsan hayatını tehlikeye atan her türlü yöntemi kınıyoruz. Göçmenler suçlu değildir; insani muamele görmelidir" ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) ise ICE'in bu kararını yakından takip ettiğini ve gerekli incelemeleri başlattığını duyurdu.
Öte yandan, bu tür 'az ölümcül' silahların kullanımı yalnızca ABD ile sınırlı değil. Birçok ülke, özellikle gösteri kontrolü ve cezaevi güvenliği gibi alanlarda benzer teknolojileri değerlendiriyor. Elektroşok silahları (Taser) uzun süredir birçok polis teşkilatında kullanılıyor; ancak eldiven formu daha yeni bir gelişme olarak dikkat çekiyor. Bu durum, dünya genelinde insan hakları gruplarının 'orantısız güç' konusundaki endişelerini artırıyor. Avrupa Birliği ülkeleri, bazı ABD'li şirketlerle ortak araştırma projeleri yürütüyor, bu da bu teknolojinin küresel çapta yayılma potansiyelini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel insan hakları normları açısından önemli bir tartışma başlatıyor. Türkiye'nin, kendi güvenlik güçlerinde benzer teknolojileri kullanma konusundaki politikaları ve uluslararası sözleşmelere uyumu, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde de bir değerlendirme ölçütü olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insan hakları konusunda uluslararası eleştirilere maruz kaldığı bir dönemde, bu tür haberler Türkiye'nin kendi uygulamalarına yönelik daha fazla dikkat çekilmesine yol açabilir. Türk dış politikası açısından, insan haklarına saygılı yaklaşımların teşvik edilmesi ve bu tür tartışmalarda yapıcı bir rol oynanması önemlidir.