Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Müdürü Willie Walsh, küresel hava taşımacılığı sektörünün karşı karşıya olduğu stagflasyon tehdidi ve diğer yapısal zorluklara ilişkin Bloomberg'e önemli açıklamalarda bulundu. Walsh, sektörün pandemi sonrası toparlanma sürecinde talep artışına rağmen maliyet enflasyonu ve kapasite kısıtlamaları nedeniyle kârlılığın baskı altında olduğunu vurguladı.
Stagflasyon ve Sektöre Etkileri
Walsh, hava taşımacılığında stagflasyonun, yani durgun büyüme ile yüksek enflasyonun bir arada görüldüğü bir döneme girildiğini belirtti. Küresel tedarik zincirindeki aksamalar, artan yakıt fiyatları ve işgücü maliyetlerinin sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade eden Walsh, özellikle Avrupa ve Asya-Pasifik bölgelerinde kapasite kısıtlamalarının sürdüğünü kaydetti. IATA verilerine göre, yolcu talebi güçlü seyretmesine rağmen, havayolu şirketlerinin kâr marjları daralmaya devam ediyor. Walsh, sektörün 2024 yılında küresel çapta 25,7 milyar dolar net kâr elde etmesinin beklendiğini ancak bu rakamın pandemi öncesi seviyelere kıyasla düşük olduğunu vurguladı.
Enflasyonist baskıların yanı sıra, havalimanı altyapı yatırımlarının yetersizliği ve çevresel düzenlemelerin getirdiği ek maliyetler de sektörün önündeki engeller arasında yer alıyor. Walsh, sürdürülebilir havacılık yakıtlarına (SAF) geçişin maliyetli olduğunu ancak uzun vadede zorunlu olduğunu belirtti. Ayrıca, havayolu şirketlerinin dijitalleşme ve operasyonel verimlilik artışıyla maliyetleri dengelemeye çalıştığını aktardı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Küresel hava taşımacılığı, jeopolitik gerilimlerden de etkileniyor. Rusya-Ukrayna savaşı, hava sahası kısıtlamalarına yol açarken, Orta Doğu'daki çatışmalar da bölgesel rotaları olumsuz etkiliyor. Walsh, Çin'in pandemi sonrası açılma sürecinin yavaş ilerlediğini ve bunun Asya-Pasifik rotalarını etkilediğini ifade etti. Öte yandan, ABD pazarı güçlü talep gösterirken, Avrupa'da yüksek vergiler ve çevre düzenlemeleri sektörün rekabet gücünü zorluyor. IATA, 2024 yılında küresel yolcu sayısının 4,7 milyara ulaşmasını bekliyor (2019 seviyesinin %103'ü). Ancak yük taşımacılığında durgunluk devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel havacılıktaki stagflasyon eğilimi, Türk hava taşımacılığı sektörünü de doğrudan etkilemektedir. Türk Hava Yolları ve diğer yerli havayolları, artan yakıt maliyetleri ve kapasite sıkıntılarıyla başa çıkmak zorundadır. Ancak Türkiye'nin coğrafi konumu ve İstanbul Havalimanı'nın aktarma merkezi olma potansiyeli, sektöre avantaj sağlamaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi konusunda atacağı adımlar, uzun vadede rekabet gücünü artırabilir. Kısa vadede ise enflasyonist baskıların bilet fiyatlarına yansıması ve talepte olası bir yavaşlama izlenmelidir.