Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Müdürü Willie Walsh, küresel çapta artan jet yakıtı fiyatlarının rafineriler için üretimi artırma yönünde güçlü bir teşvik oluşturacağını belirtti. Bloomberg’e konuşan Walsh, havacılık sektörünün pandemi sonrası toparlanma sürecinde yakıt maliyetlerinin kritik bir belirleyici haline geldiğine dikkat çekti. Walsh'a göre, mevcut yüksek fiyat seviyesi kısa vadede havayolu şirketlerinin karlılığını baskılasa da, orta vadede rafineri yatırımlarını ve arzını artırarak fiyat istikrarına katkı sağlayabilir.
Yakıt Maliyetlerinin Havacılığa Etkisi
Jet yakıtı, havayolu şirketlerinin işletme maliyetlerinin yaklaşık yüzde 25-30’unu oluşturuyor. Son iki yılda ham petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve rafineri kapasite kısıtlamaları nedeniyle jet yakıtı fiyatları tarihi zirvelere yaklaştı. Walsh, “Mevcut fiyat sinyali, rafinerilerin jet yakıtı üretimine daha fazla yönelmesi için yeterli. Ancak bu dönüşüm zaman alacak” dedi. IATA verilerine göre, küresel jet yakıtı talebi 2024’te pandemi öncesi seviyeleri aşarken, arz aynı hızda artmıyor. Bu durum özellikle Asya-Pasifik ve Avrupa’da fiyat baskısını artırıyor.
Havayolu şirketleri artan maliyetleri bilet fiyatlarına yansıtmak zorunda kalıyor. Özellikle düşük maliyetli taşıyıcılar, yakıt fiyatlarındaki yükselişten daha fazla etkileniyor. Walsh, sektörün karbon emisyonu azaltma hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir havacılık yakıtlarına (SAF) geçişin de maliyetleri artırdığını hatırlattı. SAF’ler şu anda geleneksel jet yakıtına göre 2-4 kat daha pahalı ve üretim kapasitesi sınırlı.
Küresel Ekonomi ve Petrol Piyasalarına Yansıması
Jet yakıtı fiyatlarındaki artış, sadece havacılık sektörünü değil, küresel tedarik zincirlerini ve turizmi de etkiliyor. Yüksek yakıt maliyetleri, kargo taşımacılığında navlun ücretlerini yukarı çekiyor. Öte yandan, OPEC+ ülkelerinin üretim kısıtlamaları ve jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki belirsizliği sürdürüyor. Walsh, “Rafinerilerin jet yakıtına yönelmesi, benzin ve dizel gibi diğer ürünlerin arzını etkileyebilir. Bu da enerji piyasalarında yeni bir denge arayışına yol açacak” değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, 2024 yılında küresel jet yakıtı talebi günde 7,5 milyon varile ulaştı. Bu, 2019 seviyelerinin yüzde 2 üzerinde. Ancak rafineri kapasitesi aynı hızla artmadığı için arz-talep dengesizliği devam ediyor. Walsh, “Fiyat mekanizması çalışıyor. Yüksek fiyatlar, yeni yatırımları çekecek ve arzı artıracaktır. Ancak bu süreç 12-18 ay sürebilir” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle küresel havacılıkta önemli bir transit ülke konumunda. Artan jet yakıtı fiyatları, Türk Hava Yolları gibi büyük taşıyıcıların maliyet yapısını doğrudan etkiliyor. Ayrıca Türkiye’deki rafinerilerin jet yakıtı üretim kapasitesi, iç talebi karşılamakta zaman zaman zorlanıyor. Yüksek fiyatlar, Türkiye’nin dış ticaret dengesini de olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, rafineri yatırımları ve sürdürülebilir yakıt üretimi konusunda Türkiye’nin de adım atması, uzun vadede enerji bağımsızlığı ve döviz tasarrufu açısından faydalı olabilir.