Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın, ajansın İran’ın nükleer tesislerine erişimini garanti altına aldığını duyurdu. Grossi, Viyana’da yaptığı açıklamada, IAEA’nın İran’la teknik görüşmelere başladığını ve denetimlerin hazırlık aşamasında olduğunu belirtti. Anlaşma, İran’ın nükleer programına yönelik uluslararası endişeleri gidermek amacıyla Washington ve Tahran arasında yürütülen dolaylı müzakerelerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Grossi, denetimlerin kapsamı ve takvimi hakkında detay vermezken, IAEA’nın bu süreçte bağımsız hareket edeceğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ve İran, 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (KOEP) 2018’de Washington’un tek taraflı olarak çekilmesiyle çökmesinin ardından yeni bir anlaşma arayışına girmişti. Son yıllarda İran, uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60’a çıkararak ve gelişmiş santrifüjler kullanarak nükleer programını genişletti. IAEA, İran’ın bazı tesislerinde açıklanamayan uranyum parçacıkları tespit etmiş ve Tahran’dan şeffaflık talep etmişti. Grossi, anlaşmanın IAEA’nın ‘güvenilir ve etkili’ denetim yapmasına olanak tanıdığını ifade ederek, bunun nükleer yayılmanın önlenmesi açısından kritik olduğunu söyledi.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, anlaşmayı ‘ulusal çıkarları koruyan bir adım’ olarak nitelendirirken, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise İran’ın ‘yükümlülüklerini yerine getirmesi’ halinde yaptırımların hafifletilebileceğini ima etti. Görüşmeler, Körfez ülkelerinin de arabuluculuk çabalarıyla ilerledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Orta Doğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. İsrail, İran’ın nükleer silah elde etmesine karşı çıkarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de bölgesel güvenlik kaygılarıyla anlaşmayı ihtiyatla karşılıyor. Küresel ölçekte ise Rusya ve Çin, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını destekliyor ancak ABD’nin geri adım atmasını ‘zafer’ olarak görmekten kaçınıyor. IAEA’nın denetimlerinin başarıyla tamamlanması, İran’a yönelik uluslararası yaptırımların kaldırılmasının önünü açabilir. Ancak uzmanlar, anlaşmanın uygulanmasındaki zorluklara dikkat çekiyor: İran’ın askeri tesislerine erişim konusu hâlâ hassas bir başlık olarak masada duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’la uzun bir sınıra sahip olmanın yanı sıra enerji ihtiyacının önemli bir kısmını komşusundan karşılıyor. ABD-İran anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Ankara’nın iki ülkeyle de dengeli ilişkiler yürütme stratejisini etkileyebilir. Bir yandan İran’a yönelik yaptırımların hafiflemesi, Türkiye’nin enerji alımını kolaylaştırabilir; diğer yandan bölgedeki nükleer gerilimin azalması, Suriye ve Irak’taki istikrarsızlığa olumlu yansıyabilir. Ancak Türkiye, İran’ın nükleer programı konusunda Batı’yla uyumlu bir duruş sergilerken, ABD’nin bölgede yeniden angaje olmasının doğuracağı güvenlik dinamiklerini de yakından izlemek durumunda.