Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerinde çalışan personele bölgeyi terk etmeleri konusunda uyarıda bulundu. Middle East Eye'ın haberine göre, Husiler tarafından yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın doğusundaki petrol sahaları ve rafinerilerde çalışanların güvenlikleri için bölgeden ayrılmaları istendi. Uyarı, Husilerin Suudi enerji altyapısına yönelik olası saldırı hazırlığı olarak yorumlandı.
Gelişmenin Arka Planı
Husiler, 2014'ten bu yana Yemen'deki iç savaşta Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona karşı mücadele ediyor. Suudi Arabistan, Yemen hükümetini desteklemek için 2015'te askeri müdahalede bulunmuştu. Husiler, zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve petrol tesislerine insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle saldırılar düzenliyor. Eylül 2019'da Abqaiq ve Khurais'teki petrol tesislerine yapılan saldırılar, Suudi petrol üretiminin yarısını geçici olarak durdurmuş ve küresel petrol fiyatlarında ani artışa neden olmuştu. Husiler o saldırıyı üstlenmişti, ancak ABD ve Suudi Arabistan İran'ı suçlamıştı. İran ise suçlamaları reddetmişti.
Son aylarda Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Mart 2022'de Cidde'deki Aramco tesislerine düzenlenen saldırılar, Formula 1 yarışlarının yapıldığı sırada gerçekleşmiş ve büyük yankı uyandırmıştı. Husiler ayrıca BAE'nin başkenti Abu Dabi'ye de saldırılar düzenlemişti. Bu saldırılar, Körfez ülkelerinin enerji altyapısının ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve OPEC'in fiili lideri konumunda. Ülkenin petrol tesislerine yönelik olası bir saldırı, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle zaten gergin olan enerji piyasaları, yeni bir şokla karşılaşabilir. Avrupa ülkeleri, Rus petrolüne uygulanan yaptırımlar sonrası alternatif kaynak arayışında ve Suudi Arabistan'dan gelecek bir kesinti, fiyatları daha da yükseltebilir.
Husilerin uyarısı, aynı zamanda Yemen'deki barış görüşmelerini de etkileyebilir. Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen müzakerelerde ateşkes sağlanmıştı ancak kalıcı bir çözüm bulunamadı. Husilerin bu tür tehditleri, müzakere masasında elini güçlendirme çabası olarak da değerlendiriliyor. Suudi Arabistan ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak uzmanlar, Suudi yetkililerin petrol tesislerinin güvenliğini artırmak için ek önlemler alabileceğini belirtiyor.
ABD, Husilerin saldırılarını engellemek için Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlıyor. Ancak Biden yönetimi, Suudi Arabistan'a yönelik silah satışlarını kısıtlamış ve Yemen savaşına doğrudan müdahaleyi azaltmıştı. Bu durum, Suudi Arabistan'ın kendini daha savunmasız hissetmesine neden olabilir. Husiler ise İran'dan aldığı destekle askeri kapasitesini artırmaya devam ediyor. İran, Husilere balistik füze ve İHA teknolojisi sağlamakla suçlanıyor, ancak Tahran bu iddiaları reddediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizi ve Suudi Arabistan-İran rekabetinde denge politikası izliyor. Suudi Arabistan ile ekonomik ve savunma işbirliğini sürdüren Türkiye, aynı zamanda İran ile de ilişkilerini koruyor. Husilerin Suudi petrol tesislerine yönelik tehdidi, küresel enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca, olası bir saldırı, Orta Doğu'da istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin güney sınırlarındaki güvenlik risklerini büyütebilir. Türkiye, bölgesel diyalog ve ateşkes çağrılarını sürdürerek gerilimin düşürülmesi için çaba gösterebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve bölgesel istikrar politikaları açısından yakından takip edilmelidir.