Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik son tehditleri, bölgedeki gemi trafiğinin zaten dip seviyelerde olması nedeniyle büyük ölçüde etkisiz kaldı. Aden Körfezi'ne geçiş yapan gemi sayısı, Yemen'deki İran destekli grubun 2023 yılı sonunda ticari gemilere yönelik saldırılarına başlamasından bu yana yüzde 70'in üzerinde azaldı. Uzmanlar, mevcut düşük trafiğin Husilerin yeni tehditlerine karşı tampon görevi gördüğünü belirtiyor.
Artan gerilim, azalan geçiş
Husiler, 2023 Kasım ayından bu yana Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda 100'den fazla ticari gemiye saldırdı. Saldırılar sonucu birçok gemi şirketi, rotalarını Ümit Burnu'na yönlendirerek yakıt ve sigorta maliyetlerinde ciddi artışlarla karşılaştı. Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre, Ocak 2025 itibarıyla Aden Körfezi'nden günlük geçiş yapan gemi sayısı 12'ye kadar düştü. Bu sayı 2023 yılının aynı döneminde 50 civarındaydı.
Küresel tedarik zincirine etkisi
Kızıldeniz'deki bu daralma, küresel tedarik zincirlerinde önemli aksamalara yol açtı. Asya ile Avrupa arasındaki en kısa deniz yolu olan Süveyş Kanalı, geçiş gelirlerinde yüzde 40'a varan düşüş yaşadı. Nakliye maliyetleri ikiye katlanırken, bazı emtia fiyatlarında artış gözlendi. Ancak şu ana kadar küresel ekonomide 2020'deki pandemi dönemindeki gibi büyük bir kriz yaşanmadı. Bunun başlıca nedeni, arz talep dengesindeki esneklik ve alternatif rota kapasitelerinin devreye sokulması.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Mersin ve İskenderun limanlarına gelen Asya menşeli yükler için Kızıldeniz rotasına bağımlıdır. Husilerin saldırıları, Türkiye'nin ithalat maliyetlerini artırmış, özellikle tekstil ve elektronik ürünlerinde fiyat yükselişine yol açmıştır. Ayrıca, Türk bandıralı bazı gemilerin bu sularda seyir güvenliği risk altındadır. Bölgede istikrarsızlığın sürmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji merkezi olma hedefini de dolaylı olarak etkileyebilir. Öte yandan, artan nakliye maliyetleri Türkiye'nin ihracat rekabet gücünü zayıflatma potansiyeli taşımaktadır.