Yemen'in güneyindeki el-Dali ilinde, İran destekli Husi güçlerinin düzenlediği topçu saldırısında bir kadın ve bir çocuk yaralandı. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, saldırı el-Dali kentinin kuzeyindeki el-Haşe yerleşimine yönelik gerçekleştirildi. Olayda yaralanan kadın ve çocuk, çevredeki bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Görgü tanıkları, saldırının ardından bölgede panik yaşandığını ve bazı evlerin hasar gördüğünü aktardı.
Bu saldırı, Yemen'de yaklaşık dokuz yıldır süren iç savaşta taraflar arasındaki ateşkesin kırılgan olduğu bir dönemde geldi. Birleşmiş Milletler öncülüğünde sağlanan ateşkes, büyük ölçüde ihlal edilmiş durumda. Husi güçleri, hükümete bağlı güçlerin kontrolündeki bölgelere zaman zaman topçu ve roket saldırıları düzenliyor. El-Dali ili, ülkenin güneyinde stratejik bir konuma sahip olup, hükümet güçleri ile Husi isyancılar arasında sık sık çatışmalara sahne oluyor.
Gelişmenin arka planı
Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husi güçlerinin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılında uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklemek amacıyla askeri müdahalede bulundu. Çatışmalar, binlerce sivilin ölümüne ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Birleşmiş Milletler, Yemen'de 20 milyondan fazla insanın insani yardıma muhtaç olduğunu belirtiyor.
El-Dali, ülkenin güneyinde yer alan ve hükümet yanlısı güçlerin kontrolünde olan bir il. Ancak Husi güçleri, zaman zaman bu bölgeye sızma girişimlerinde bulunuyor ve topçu atışları düzenliyor. Son saldırı da bu bağlamda değerlendiriliyor. Husi güçleri, daha önce de benzer saldırılarla sivil yerleşimleri hedef aldıkları gerekçesiyle uluslararası toplum tarafından eleştirilmişti.
Öte yandan, Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflar arasında kalıcı bir ateşkes sağlanması için yoğun diplomasi yürütüyor. Ancak son saldırı, ateşkes çabalarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, çatışmaların devam etmesinin bölgesel istikrarsızlığı artırdığı ve insani krizi derinleştirdiği konusunda uyarıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Yemen'deki çatışma, sadece ülke sınırlarıyla sınırlı kalmıyor; bölgesel güç mücadelesinin de bir yansıması olarak görülüyor. İran'ın Husilere verdiği destek, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkelerini endişelendiriyor. Bölgesel aktörler, Yemen'deki güç dengelerini kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalışıyor.
Husi saldırıları, Kızıldeniz'deki güvenlik tehditlerini de beraberinde getiriyor. Özellikle Husi güçlerinin Suudi Arabistan topraklarına balistik füzeler fırlatması ve ticari gemilere saldırı düzenlemesi, uluslararası deniz ticaret yollarını tehdit ediyor. Bu durum, küresel enerji fiyatlarını etkileyebilecek potansiyel riskler oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Yemen'de kalıcı barışın sağlanması için taraflara ateşkese uyma çağrısında bulunuyor. Ancak son olay, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu ve tarafların birbirine güveninin düşük olduğunu gösteriyor. Yemen halkı, çatışmaların bir an önce sona ermesini ve insani yardım koridorlarının açılmasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmaların sürmesi, Türkiye'nin bölgesel istikrar kaygılarını artırıyor. Türkiye, Körfez bölgesindeki gelişmelere yakından ilgi duyuyor ve Yemen'deki krizin sona ermesi için BM nezdinde yürütülen diplomatik çabalara destek veriyor. Ayrıca, Kızıldeniz'deki güvenlik riskleri, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını etkileyebileceği için dikkatle izleniyor. Türkiye, insani yardım alanında da Yemen'e katkıda bulunan ülkeler arasında yer alıyor. Bu tür saldırıların sona ermesi, bölgesel istikrar ve Türkiye'nin bölge ülkeleriyle olan ilişkileri açısından önem taşıyor.