İngiltere hükümeti, ülke çapında genç kızlara yönelik cinsel istismar ve fuhuş çetesi operasyonlarının elebaşı olarak bilinen Shabir Ahmed'in sınır dışı edilmesi için tüm yasal yolları zorluyor. Ancak 55 yıl önce yürürlüğe giren bir yasa, Pakistan kökenli eski taksi şoförünün sınır dışı edilmesini engelliyor. İçişleri Bakanlığı yetkilileri, mevzuattaki boşlukları kapatmak ve Ahmed'i ülkeden çıkarmak için alternatif hukuki stratejiler geliştirdiklerini açıkladı. Başbaktan Rishi Sunak'ın da konuyla bizzat ilgilendiği belirtiliyor.
Arka plan: Shabir Ahmed kimdir?
Shabir Ahmed, 2000'li yılların başında İngiltere'nin kuzeybatısındaki Rochdale kentinde faaliyet gösteren bir cinsel istismar çetesinin lideriydi. Çete, 12-15 yaş arasındaki kız çocuklarını alkol ve uyuşturucuyla kandırarak fuhuşa zorluyor, defalarca tecavüz ediyordu. 2012 yılında altı yıl hapis cezasına çarptırılan Ahmed, cezasını tamamladıktan sonra serbest kaldı. Ancak İçişleri Bakanlığı, ulusal güvenlik gerekçesiyle 2022'de sınır dışı kararı aldı. Ne var ki, 1971 Göçmenlik Yasası'nın 3(5)(a) maddesi, belirli koşullar altında sınır dışıyı engelliyor. Bu madde, 1971 öncesinde İngiltere'ye yerleşen ve süresiz oturum hakkı olan kişilerin, insan hakları gerekçesiyle sınır dışı edilmesini zorlaştırıyor. Ahmed, 1971'den önce ülkeye giriş yaptığı için bu maddeden yararlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Sınır dışı krizi
Bu dava, İngiltere'de göçmenlik yasalarının sınır dışı işlemlerini nasıl kısıtladığı konusunda geniş bir tartışma başlattı. Muhafazakar hükümet, özellikle yabancı suçluların sınır dışı edilmesini kolaylaştırmak için yasa değişikliği sinyali verdi. Ancak insan hakları savunucuları, uluslararası hukuk ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin temel ilkelerine dikkat çekiyor. Benzer davalar, diğer Avrupa ülkelerinde de yaşanıyor; örneğin Almanya ve Fransa, insan hakları ihlalleri riski taşıyan ülkelere sınır dışıyı sınırlayan düzenlemelere sahip. Bu tartışma, uluslararası göç hukuku ile kamu güvenliği arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'nin Avrupa ülkeleriyle olan göçmenlik ve suçlu iadesi anlaşmaları açısından örnek teşkil edebilir. Türkiye, özellikle terör ve organize suçla mücadele kapsamında, Avrupa'da yakalanan Türk suçluların iadesini talep etmektedir. İngiltere'deki bu yasal engel, benzer durumlarda Türkiye'nin elini zayıflatabilir. Ayrıca, sınır dışı kararlarının insan hakları gerekçesiyle ertelenmesi, uluslararası hukuk çerçevesinde Türkiye'nin kendi sınır dışı politikalarını da etkileyebilir. Küresel düzeyde ise, bu tartışma, suçluların iadesi ve sınır dışı konusunda ülkeler arası işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.