Çin'in yarı iletken sektöründe Huawei Technologies ve Cambricon Technologies'in öncülüğündeki yerli çip tedarikçileri, teknoloji devlerinin kendi işlemcilerini geliştirmesiyle birlikte, bu yıl ülkenin yapay zeka (AI) sunucu pazarının yaklaşık yüzde 80'ini ele geçirmeye hazırlanıyor. Pazar araştırma kuruluşu TrendForce'un verilerine göre, bu gelişme ABD merkezli Nvidia gibi küresel rakiplerin pazar payını daha da daraltacak. Çin'in yarı iletken bağımsızlığı yolunda önemli bir kilometre taşı olan bu durum, aynı zamanda ABD'nin Çin'e uyguladığı ihracat kısıtlamalarının da etkisini gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
TrendForce raporuna göre, Çinli çip tedarikçileri, Huawei'nin Ascend serisi ve Cambricon'un MLU (Machine Learning Unit) işlemcileri sayesinde 2024 yılında iç pazarda yüzde 78'e varan bir pazar payına ulaşmayı hedefliyor. ABD'nin 2022 ve 2023 yıllarında yürürlüğe koyduğu ihracat kısıtlamaları, Nvidia'nın A100 ve H100 gibi gelişmiş AI çiplerinin Çin'e satışını engellemişti. Bu kısıtlamalara yanıt olarak Nvidia, Çin pazarına özel olarak A800 ve H800 gibi bant genişliği düşürülmüş versiyonlar geliştirmiş olsa da, Ekim 2023'te genişletilen yaptırımlar bu modelleri de kapsam altına aldı.
Çinli teknoloji devleri Baidu, Alibaba ve ByteDance de kendi AI çiplerini geliştirme yarışına girdi. Özellikle Alibaba'nın semicloud birimi T-Head, Hanguang 800 AI çipini; Baidu ise Kunlun çip serisini kullanıma sundu. Bu şirketler kendi sunucularında bu çipleri kullanarak dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. TrendForce, bu eğilimin 2025 yılına kadar yerli çip kullanımını yüzde 90'ın üzerine çıkarabileceğini öngörüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin'in yarı iletken bağımsızlığı çabaları, küresel çip pazarının yeniden şekillenmesine yol açıyor. Nvidia, 2023 yılında AI çip pazarının yüzde 80'inden fazlasına hakimken, Çin pazarındaki kaybı şirketin küresel gelirlerini etkileyebilir. Diğer yandan, Çin'de artan yerli üretim, düşük maliyetli alternatiflerin ortaya çıkmasına ve teknoloji transferinin hızlanmasına neden oluyor. Bu durum, ABD'nin Çin'e yönelik teknoloji ambargosunun uzun vadede ters tepebileceği endişelerini artırıyor. Uzmanlar, Çinli şirketlerin 2025 yılına kadar 7 nanometre (nm) sürecinde rekabetçi çipler üretebileceğini, ancak üst düzey işlemcilerde hala 3 nm ve 5 nm süreçlerinde Batılı rakiplerinin gerisinde kaldığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yarı iletken üretiminde dışa bağımlı bir ülke olarak, Çin'in bu atılımını yakından takip etmelidir. ABD-Çin teknoloji rekabeti, tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açarken, Türkiye'nin savunma sanayii ve yapay zeka projeleri için kritik olan çiplere erişimi risk altına girebilir. Türkiye, Çinli üreticilerle işbirliği yaparak alternatif tedarik kanalları geliştirebilir veya ASELSAN, TÜBİTAK gibi kurumlar aracılığıyla yerli çip üretimini hızlandırabilir. Ayrıca, bu gelişmeler küresel teknoloji dengesini değiştirirken Türkiye'nin olası bir teknoloji savaşında tarafsız ve esnek bir pozisyon alması stratejik önem taşımaktadır.