Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin can damarı olmaya devam ediyor ancak gemi sahipleri ve nakliye şirketleri, bölgedeki güvenlik koşulları konusunda ciddi soru işaretleri taşıyor. Su yolundan geçen petrol miktarı son haftalarda yeniden artış gösterirken, İran'ın son askeri tatbikatları ve bölgede yaşanan gerilimler, ticari gemilerin emniyeti hakkında endişeleri canlı tutuyor. Kızıldeniz'de Husi saldırıları nedeniyle alternatif rotalar arayan şirketler, Hürmüz'de de benzer bir risk profiliyle karşı karşıya olduklarını düşünüyor.
Artan Petrol Akışına Rağmen Sinyaller Karışık
Vortexa ve Kpler gibi veri sağlayıcılarına göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatları, 2024'ün ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12 oranında arttı. Bu artışta Çin'in artan talebi ve Suudi Arabistan ile Irak'ın üretim kesintilerini kısmen gevşetmesi etkili oldu. Ancak gemilerin geçiş güvenliği, özellikle sigorta primlerinde yaşanan yükseliş nedeniyle sektörün ana gündem maddesi haline gelmiş durumda.
Londra merkezli bir sigorta brokeri olan Miller Insurance'ın denizcilik departmanı başkanı, isminin açıklanmaması kaydıyla yaptığı değerlendirmede, "Hürmüz için savaş riski primleri son altı ayda yüzde 200 artış gösterdi. Bir tankeri İran'a doğru seyrederken sigortalamak neredeyse imkansız hale geldi" ifadelerini kullandı. Bu durum, armatörlerin ya daha yüksek navlun ücretleri talep etmesine ya da alternatif rotaları değerlendirmesine neden oluyor.
Jeopolitik Gerilim ve Yaptırımların Gölgesi
Hürmüz Boğazı, İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin çıkmaza girmesi ve İran'ın bölgedeki vekil güçlere verdiği destek nedeniyle sürekli bir kriz potansiyeli taşıyor. Bu yılın başında İran Devrim Muhafızları'nın Körfez'de düzenlediği tatbikatlar, ticari gemilere müdahale edebilecekleri sinyalini vermişti. ABD Donanması'nın Beşinci Filosu ise bölgede devriye geziyor ancak gemicilik şirketleri, her gemiyi korumanın mümkün olmadığını vurguluyor.
Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, İran petrolünü taşıyan gemilerin kara listeye alınmasıyla sonuçlanıyor. Bu durum, sadece İran'a ait tankerleri değil, aynı zamanda yanlışlıkla yaptırım kapsamına giren diğer gemileri de etkiliyor. Uluslararası Denizcilik Odası (ICS), yaptırımların uygulanmasındaki belirsizliğin, tüm bölgedeki ticari faaliyetleri olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Hürmüz Boğazı üzerinden geçen tankerlerle karşılamaktadır. Boğazdaki herhangi bir güvenlik sorunu, ham madde fiyatlarının yükselmesi ve tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların sıkılaşması, Türkiye'nin enerji alanındaki manevra kabiliyetini kısıtlayabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin hem ABD ile hem de bölge ülkeleriyle diyaloğu sürdürerek enerji güvenliğini çeşitlendirmesi büyük önem taşımaktadır.