Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 zirvesinde liderler, Hürmüz Boğazı'nı baypas edecek alternatif ticaret yolları arayışına girdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Boğaz Cuma günü tamamen açık olacak" sözlerine rağmen bölgedeki gerginlik, alternatif rotaların masaya yatırılmasına neden oldu. Atlantik Konseyi Kıdemli Danışmanı Maisoon H. Kafafy, FRANCE 24'e yaptığı açıklamada, geçmiş deneyimlerin alternatif rotaların ticari uygulanabilirliğinin olmadığını gösterdiğini belirtti.
Gelişmenin Arka Planı: Hürmüz Boğazı ve Alternatif Rotalar
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak öne çıkıyor. İran ile ABD arasında yaşanan son gerginlikler, boğazın güvenliğini tehdit eder hale geldi. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve İran'ın misilleme tehditleri, küresel enerji piyasalarında endişeye yol açtı. Bu nedenle G7 ülkeleri, boğaza alternatif kara ve deniz yolları üzerinde çalışıyor.
Geçmişte Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı'nı baypas edecek boru hatları inşa etmişti. Ancak Kafafy, bu boru hatlarının kapasitesinin boğazdan geçen hacmin çok altında kaldığını vurguluyor. Örneğin, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı (Petroline) günde 5 milyon varil kapasiteye sahipken, boğazdan günde yaklaşık 17 milyon varil geçiyor. Bu fark, boru hatlarının yetersizliğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ticari Uygulanabilirlik ve Jeopolitik Engeller
Alternatif rotaların ticari uygulanabilirliğinin önünde büyük engeller bulunuyor. Kafafy'ye göre, herhangi bir yeni boru hattı veya deniz yolu projesi, yıllar süren müzakereler ve yüksek maliyetler gerektiriyor. Ayrıca, Orta Doğu'daki jeopolitik istikrarsızlık, bu tür projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırıyor. 2019'da Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik saldırılar, alternatif rotaların bile güvende olmadığını göstermişti.
Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi enerjiye bağımlı ülkeler, Hürmüz Boğazı'na alternatif arayışlarını hızlandırdı. Ancak Kafafy, mevcut altyapının yetersizliği ve siyasi riskler nedeniyle kısa vadede bir değişiklik beklemiyor. ABD ve müttefiklerinin askeri varlığı boğazı geçici olarak güvende tutsa da, uzun vadeli bir çözüm için ticari ve siyasi iradenin birleşmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji kaynaklarına erişim ve enerji koridoru olma hedefiyle Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından takip ediyor. Türkiye, Hazar ve Doğu Akdeniz enerji kaynaklarını Avrupa'ya taşıma projeleriyle alternatif güzergahlar sunuyor. Ancak Hürmüz Boğazı'nı baypas edecek rotaların ticari uygulanabilirliğinin düşük olması, Türkiye'nin enerji ticaretindeki konumunu kısa vadede etkilemeyebilir. Bununla birlikte, bölgede yaşanacak bir kriz, küresel enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran'la olan ticari ilişkileri ve enerji anlaşmaları, boğazın güvenliğine bağlı olarak risk altında kalabilir.