Hong Kong, yaşlı ve engelli vatandaşlar için yenilenen toplu taşıma ücret yardımı programında aylık sübvansiyonlu seyahat sayısına herhangi bir sınırlama getirmeyecek. Çalışma ve Refah Bakanı Chris Sun Yuk-han, kararın arkasında uygulama maliyetlerinin tasarrufları aşması olduğunu belirtti. Halihazırda Hong Kong'da 65 yaş ve üstü kişiler ile engelli vatandaşlar, HK$2 (yaklaşık 0,26 ABD doları) sabit ücretle toplu taşıma araçlarını kullanabiliyor. Program kapsamında aylık seyahat sayısına getirilecek bir üst sınırın, sistemin denetim ve takip maliyetlerini artıracağı ve elde edilecek tasarrufun bu maliyeti karşılamayacağı hesaplandı.
Programın arka planı ve mevcut durum
Hong Kong'da 2012 yılında başlatılan “HK$2 Seyahat Programı”, yaşlı ve engelli bireylerin metro, otobüs ve feribot gibi toplu taşıma araçlarını her seferinde sabit 2 Hong Kong doları ücretle kullanmalarına olanak tanıyor. Hükümet, bu program kapsamında taşıma şirketlerine ücret farkını sübvanse ediyor. Programa katılım her geçen yıl artarken, maliyetler de yükseldi. 2023-2024 mali yılında program için harcanan tutarın 4 milyar Hong Kong dolarını (yaklaşık 14,8 milyar Türk lirası) aştığı tahmin ediliyor.
Hükümet, programın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla çeşitli reform seçeneklerini değerlendirdi. Bunlar arasında aylık seyahat sayısına sınır getirilmesi, sübvansiyon miktarının düşürülmesi veya yalnızca belirli saatlerde geçerli olacak şekilde daraltılması yer alıyordu. Ancak Bakan Sun, yaptığı açıklamada, aylık limit uygulamasının hayata geçirilmesinin, seyahatlerin kayıt altına alınması, takip edilmesi ve sınırın aşılması durumunda cezai işlem uygulanması gibi ek idari maliyetler doğuracağını belirtti. Yapılan fizibilite çalışmaları, bu maliyetlerin sağlanacak tasarruftan daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'un bu kararı, benzer sosyal yardım programlarına sahip diğer büyük şehirler için de örnek teşkil ediyor. Dünya genelinde yaşlanan nüfus ve artan toplu taşıma maliyetleri, hükümetleri bu tür yardımları yeniden gözden geçirmeye itiyor. Örneğin Singapur, yaşlı vatandaşlarına toplu taşımada indirim sağlarken, seyahat sayısına sınır getirmiyor. Buna karşılık Londra, 60 yaş üstü kişilere yoğun saatler dışında ücretsiz seyahat imkânı sunuyor ancak bu hak, belirli bir üst sınıra tabi değil. Hong Kong'un tercihi, sosyal yardım politikalarında maliyet etkinliğinin yanı sıra uygulama kolaylığının da önemli olduğunu gösteriyor.
Karar aynı zamanda Hong Kong özel yönetim bölgesinin mali disiplin anlayışını da yansıtıyor. Hükümet, bütçe açığını kontrol altında tutmak için çaba sarf ederken, sosyal yardımların kapsamını daraltmaktan kaçınıyor. Ancak programın maliyetinin artmaya devam etmesi, ileride başka reformları gündeme getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un bu kararı, Türkiye'deki sosyal yardım ve toplu taşıma politikaları açısından dolaylı da olsa önemli bir ders sunuyor. Türkiye'de de yaşlı ve engelli vatandaşlara yönelik toplu taşıma indirimleri mevcut olmakla birlikte, bu yardımların sürdürülebilirliği ve maliyet etkinliği zaman zaman tartışılıyor. Hong Kong örneği, bir sosyal yardım programını reforme ederken sadece tasarruf potansiyelinin değil, aynı zamanda uygulama maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'de benzer programların gözden geçirilmesi halinde, Hong Kong'daki gibi kapsamlı fizibilite çalışmaları yapılması, gereksiz idari yüklerden kaçınılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, yaşlanan nüfus ve artan toplu taşıma maliyetleri karşısında sosyal yardımların etkinliğini artırmaya yönelik uluslararası deneyimlerin takip edilmesi, Türkiye'nin kendi politikalarını geliştirmesine katkı sağlayabilir.