Hong Kong'da üniversite ve yüksekokul yerleştirme sistemi olan JUPAS (Ortak Üniversite Programları Yerleştirme Sistemi) sonuçlarına göre, bu yıl başvuran öğrencilerin yalnızca yüzde 34'ü bir yükseköğretim programına yerleşebildi. Geçen yıl bu oran yüzde 35,5 olarak kaydedilmişti. Yetkililer, kontenjanların sınırlı kalması ve başvuru sayısındaki artışın rekabeti yoğunlaştırdığını belirtiyor.
JUPAS sonuçları ve yerleştirme verileri
Çarşamba günü açıklanan JUPAS sonuçlarına göre, toplam 47 bin 940 öğrenci üniversiteye giriş için başvuruda bulundu. Bunlardan 16 bin 351'i (yüzde 34) lisans veya ön lisans programlarına yerleşmeye hak kazandı. Bu sayı, geçen yıl yerleşen 17 bin 258 öğrenciye kıyasla yaklaşık 900 kişilik bir düşüşü ifade ediyor. Hong Kong Eğitim Bürosu yetkilileri, bu yılki düşüşün nedenlerini 'kontenjanların daralması ve başvuru sürecindeki değişiklikler' olarak açıkladı.
Hong Kong'daki sekiz devlet üniversitesi, her yıl toplam kontenjanların yaklaşık yüzde 80'ini JUPAS üzerinden dağıtıyor. Öğrenciler, lise son sınıf sınavı olan DSE (Diploma of Secondary Education) sonuçlarına göre tercih yapıyor. Bu yıl DSE'de en yüksek puan olan 5** notunu alan öğrenci sayısı geçen yıla oranla yüzde 4 arttı. Ancak bu başarı artışına rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle birçok öğrenci istediği bölüme yerleşemedi.
Üniversite yerleştirme sürecinde özellikle tıp, mühendislik ve bilgisayar bilimleri gibi popüler bölümlerde taban puanları yükseldi. Örneğin, Hong Kong Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin taban puanı geçen yıl 35 iken bu yıl 36'ya çıktı. Bu durum, öğrencilerin büyük bir bölümünün ilk tercihlerine yerleşememesine neden oldu. Adaylardan bazıları, sonuçların açıklanmasının ardından sosyal medyada hayal kırıklıklarını dile getirdi.
Bölgesel ve küresel eğitim rekabeti
Hong Kong'daki bu yoğun rekabet, Asya-Pasifik bölgesindeki genel eğilimle örtüşüyor. Çin anakarasında 'Gaokao' sınavı, Güney Kore'de 'Suneung' sınavı ve Japonya'da üniversite giriş sınavları da benzer şekilde öğrenciler üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Bölgedeki üniversiteler, küresel sıralamalarda üst sıralara çıkmak için kontenjanlarını artırmaya çalışsa da, altyapı ve finansman yetersizlikleri nedeniyle arz talep dengesini sağlamakta zorlanıyor.
Özellikle Hong Kong, son yıllarda siyasi istikrarsızlık ve pandemi sürecinin ardından eğitim alanında da zorluklar yaşıyor. Yurt dışına eğitim için giden öğrenci sayısındaki artış, yerel üniversitelerin uluslararası öğrencilere yönelik kontenjanlarını genişletmesine neden oldu. Bu da yerel öğrencilerin erişebileceği kontenjan sayısını dolaylı olarak azaltıyor. Uzmanlar, Hong Kong'un eğitim sisteminin gelecekte daha da rekabetçi hale geleceğini ve öğrencilerin alternatif eğitim yollarına yönelmesi gerektiğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki üniversite yerleştirme sürecindeki bu gelişme, Türkiye'nin yükseköğretim politikaları açısından dolaylı da olsa çıkarımlar sunuyor. Türkiye'de de YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) benzer bir rekabet ortamı yaratıyor ve her yıl milyonlarca öğrenci üniversiteye girmek için yarışıyor. Hong Kong'daki gibi kontenjan sınırlılıkları ve artan başvuru sayıları, Türkiye'de de üniversiteye yerleşme oranlarını etkiliyor. Bu tablo, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve alternatif eğitim modellerinin (mesleki eğitim, açık öğretim, uzaktan eğitim) güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel eğitim rekabetinde Türkiye'nin uluslararası öğrencilere yönelik kontenjan politikalarını gözden geçirmesi ve yerel öğrencilerin lehine denge kurması önem taşıyor.