Hong Kong, hükümet destekli kilit bir platform aracılığıyla finansal desteği genişleterek teknoloji girişimlerini çekmeyi ve unicorn'ları (değeri 1 milyar doları aşan start-up'ları) beslemeyi amaçlıyor. Hong Kong Bilim ve Teknoloji Parkı (HKSTP) CEO'su Albert Wong, şehrin canlı fon toplama faaliyetleri ve dünya standartlarındaki finansal altyapısından yararlanarak bu hedefe ulaşmayı planladıklarını belirtti. Wong'a göre yatırımcıların ilgisi artıyor ve Hong Kong, Asya'nın teknoloji merkezi olma yolunda önemli adımlar atıyor.
Gelişmenin arka planı
Hong Kong, uzun süredir uluslararası bir finans merkezi olarak biliniyor. Ancak son yıllarda teknoloji ve inovasyon alanında da iddialı projelerle adından söz ettiriyor. HKSTP, 2001 yılında kurulan ve şehirdeki bilim parklarını işleten bir kamu kuruluşu. Parkta 1.000'den fazla teknoloji şirketi ve 20.000'den fazla çalışan bulunuyor. HKSTP, girişimlere ofis alanı, mentorluk, ağ oluşturma ve finansmana erişim gibi konularda destek sağlıyor. Son dönemde özellikle biyoteknoloji, fintech ve yapay zeka alanlarındaki girişimlere odaklanılıyor.
Hong Kong, 2018'de borsasında henüz gelir elde etmeyen biyoteknoloji şirketlerinin halka arzına izin vererek önemli bir adım attı. Bu düzenleme, şehri biyoteknoloji firmaları için cazip bir fon toplama merkezi haline getirdi. Ayrıca, Çin anakarasındaki şirketlerin Hong Kong üzerinden uluslararası yatırımcılara açılması, şehrin finansal ekosistemini güçlendirdi. 2020'de yürürlüğe giren yeni bir yasa ile sınır ötesi iş birlikleri ve Ar-Ge faaliyetleri için ek teşvikler sunuldu.
HKSTP CEO'su Albert Wong, şehrin unicorn sayısını artırmak için daha fazla risk sermayesi fonu çekmeyi hedeflediklerini söyledi. Wong, "Hong Kong, Asya'nın en dinamik finans merkezlerinden biri. Girişimciler için gerekli olan sermaye, yetenek ve pazar erişimine sahibiz. Şimdi bu avantajları birleştirerek daha fazla unicorn yaratmalıyız" dedi. Wong, ayrıca devletin sağladığı 10 milyar Hong Kong doları (yaklaşık 1,3 milyar dolar) değerindeki fonun start-up'lara yatırım için kullanılacağını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'un teknoloji hamlesi, bölgesel rakipleri Singapur, Shenzhen ve Seul ile kıyasıya bir yarışın parçası. Singapur, son yıllarda agresif teşviklerle birçok unicorn çıkardı. Shenzhen ise Çin'in teknoloji üssü olarak Huawei, Tencent gibi devleri barındırıyor. Hong Kong, finansal altyapısı ve hukuki çerçevesiyle bu rekabette öne çıkmayı planlıyor. Ancak 2019 protestoları ve ardından gelen COVID-19 salgını, şehrin cazibesini bir miktar azalttı. Yine de Hong Kong, Çin'in "Büyük Körfez Bölgesi" projesi kapsamında teknoloji ve inovasyon için stratejik bir konumda.
Küresel ölçekte ise teknoloji yatırımları 2021'de rekor seviyeye ulaştıktan sonra 2022'de bir miktar yavaşladı. Ancak yapay zeka ve temiz enerji gibi alanlarda yatırımcı ilgisi devam ediyor. Hong Kong, bu trendden pay almak için özellikle yeşil teknoloji ve fintech alanlarına odaklanmış durumda. Şehirdeki start-up'lar için en büyük zorluk, yetenek bulma ve yüksek kira maliyetleri. HKSTP, bu sorunları aşmak için uzaktan çalışma ve hibrit modelleri teşvik ediyor.
Hong Kong'un unicorn hedefi, sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi bir anlam da taşıyor. Çin merkezi hükümeti, Hong Kong'un uluslararası finans merkezi statüsünü korumasını ve teknoloji alanında da söz sahibi olmasını istiyor. Bu nedenle, HKSTP'ye sağlanan fonlar ve altyapı yatırımları devam edecek gibi görünüyor. Ancak, şehirdeki siyasi baskılar ve artan Çin etkisi, bazı uluslararası yatırımcıları tedirgin edebilir. Yine de Wong, yatırımcı ilgisinin arttığını ve Hong Kong'un sunduğu fırsatların benzersiz olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un teknoloji ekosistemini büyütme hamlesi, Türkiye'nin kendi teknoloji girişimcilik hedefleri açısından dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda özellikle oyun ve fintech alanında unicorn'lar çıkardı (Peak Games, Getir, Dream Games). Ancak Hong Kong gibi güçlü bir finansal altyapıya ve devlet destekli bir ekosisteme sahip değil. Türkiye, Asya'daki bu gelişmeleri yakından takip ederek, kendi teknoloji parkları ve fonları için model alabilir. Ayrıca, Hong Kong'un Çin ile entegrasyonu, Türkiye'nin Asya ile ticaretinde köprü olma potansiyelini etkileyebilir. Türk girişimciler için Hong Kong, Asya pazarına açılan bir kapı olabilir. Ancak siyasi riskler ve rekabet göz önünde bulundurulmalı.