Hong Kong'daki hedge fon ve özel sermaye yöneticileri, Singapur'un benzer bir vergi muafiyeti planını açıklamasının ardından, Hong Kong'un sınırlı faiz (carried interest) üzerindeki önerilen vergi indirimini hızla hayata geçirmesi gerektiğini belirtiyor. Haziran ayında yasa koyuculara sunulan ve yıl sonuna kadar onaylanması beklenen tasarı, fon yöneticilerinin performans ücretleri olarak bilinen sınırlı faiz gelirlerine uygulanacak yüzde 0 vergi oranını içeriyor. Sektör temsilcileri, bu adımın Hong Kong'un Asya'nın önde gelen finans merkezi olma konumunu güçlendireceğini ve Singapur ile rekabette geri kalmaması için kritik olduğunu vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hong Kong Özel İdare Bölgesi hükümeti, Haziran 2023'te yasama konseyine sunduğu yasa tasarısıyla, hedge fon ve özel sermaye yöneticilerinin elde ettiği sınırlı faiz gelirlerini vergi dışı bırakmayı hedefliyor. Bu düzenleme, fon yöneticilerinin uzun vadeli yatırımları teşvik etmek ve bölgenin finansal hizmetler sektöründeki rekabet gücünü artırmak amacıyla tasarlandı. Tasarı, sınırlı faiz gelirlerinin yüzde 100'ünün vergiden muaf tutulmasını öngörüyor. Bu oran, mevcut durumda sınırlı faiz gelirlerine uygulanan yüzde 0 oranıyla aynı; ancak yeni düzenleme, bu muafiyeti kalıcı hale getirecek ve belirsizlikleri ortadan kaldıracak.
Singapur ise kısa bir süre önce, fon yöneticilerine yönelik benzer bir vergi muafiyeti planını duyurmuştu. Singapur'un bu hamlesi, Asya'daki finans merkezleri arasındaki rekabeti yoğunlaştırdı. Singapur, son yıllarda Hong Kong'a kıyasla daha fazla fon yöneticisini çekmeyi başardı. Özellikle 2020'de Hong Kong'da uygulanan ulusal güvenlik yasası sonrası bazı yatırımcılar Singapur'u tercih etmeye başladı. Bu durum, Hong Kong'un finansal hizmetler sektöründeki payını korumak için yeni adımlar atmasını zorunlu kılıyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Hong Kong ve Singapur arasındaki bu rekabet, Asya'nın küresel finans piyasasındaki konumunu güçlendiriyor. Her iki şehir de uluslararası yatırımcılar için önemli merkezler olmaya devam ediyor. Vergi teşvikleri, fon yöneticilerinin yerleşim yeri kararlarını doğrudan etkiliyor. Hong Kong'un sınırlı faiz muafiyetini yasalaştırması, bölgenin cazibesini artıracak ve Singapur'a kaptırdığı fon yöneticilerini geri kazanmasına yardımcı olabilir.
Uzmanlar, bu düzenlemenin sadece vergi avantajı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda Hong Kong'un finansal altyapısına olan güveni de tazeleyeceğini belirtiyor. Özellikle Çin anakarasının ekonomik büyümesi ve Hong Kong'un bu büyümedeki köprü rolü, fon yöneticileri için önemli bir çekim unsuru. Singapur'un ise Güneydoğu Asya'daki yükselen pazarlara erişim avantajı bulunuyor. Bu nedenle, iki finans merkezi arasındaki rekabet, Asya'nın genel finansal entegrasyonuna katkı sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel finans merkezleri arasındaki vergi rekabetinin bir örneği olarak değerlendirilebilir. Türkiye, İstanbul Finans Merkezi projesiyle benzer bir hedef doğrultusunda hareket ediyor. Hong Kong ve Singapur'un bu tür teşvikleri, Türkiye'nin de fon yöneticilerini çekmek için daha rekabetçi vergi politikaları geliştirmesi gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca, Asya'daki bu gelişmeler, küresel yatırım akışlarının yönünü etkileyebilir ve Türkiye'nin bu akışlardan pay alabilmesi için cazip teşvikler sunması önem kazanıyor.