Hong Kong'daki offshore yuan mevduatları tarihi bir seviyeye ulaşarak kurumsal kredilere yönelirken, sermaye piyasası faaliyetlerinde de belirgin bir artış yaşanıyor. Bu durum, Çin'in uzun süredir devam eden yuanı uluslararasılaştırma hedefinde önemli bir aşamaya gelindiğine işaret ediyor. Hong Kong, dünyanın en büyük offshore yuan merkezi olarak, Çin anakarası ile küresel finans piyasaları arasında kritik bir köprü işlevi görüyor.
Yuan Mevduatları Rekor Kırarken Kredi Piyasası Canlanıyor
Hong Kong Para Otoritesi (HKMA) verilerine göre, Kasım 2024 itibarıyla Hong Kong'daki offshore yuan mevduatları 1,1 trilyon yuana (yaklaşık 152 milyar dolar) ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bu mevduatların büyük bir kısmı, özellikle Çin anakarasındaki şirketlere ve Hong Kong merkezli çokuluslu firmalara verilen kurumsal kredilere yönlendiriliyor. Bankalar, artan yuan likiditesini kullanarak düşük faizli krediler sunuyor ve bu da borçlanma maliyetlerini aşağı çekiyor.
Uzmanlar, yuan mevduatlarındaki bu artışın birkaç faktöre bağlı olduğunu belirtiyor: Çin'in ihracat fazlası sayesinde yurtdışına akan yuan miktarındaki artış, Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) likiditeyi destekleyici politikaları ve Hong Kong'un offshore yuan tahvil piyasasındaki (dim sum bond) büyüme. Sadece 2024 yılının ilk on ayında, Hong Kong'da ihraç edilen dim sum tahvillerinin hacmi 80 milyar yuana ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 arttı.
Küresel Finansta Artan Yuan Kullanımı
Hong Kong'daki bu gelişmeler, Çin'in yuanı doların egemenliğine alternatif bir uluslararası rezerv ve ticaret para birimi haline getirme çabalarının bir parçası. SWIFT verilerine göre, yuan Kasım 2024'te küresel ödemelerde yüzde 4,6 payla dördüncü sırada yer alırken, uluslararası ticaret finansmanında yüzde 5,8 ile ikinci sıraya yükseldi. Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası batılı yaptırımlar, birçok ülkeyi dolar ve euroya alternatif arayışına iterken, yuan bu ülkeler için cazip bir seçenek haline geldi.
Ancak uzmanlar, yuanın tam anlamıyla küresel bir rezerv para birimi olabilmesi için Çin'in sermaye hesabını daha fazla serbestleştirmesi ve şeffaflığı artırması gerektiğini vurguluyor. Çin hükümeti, bu yönde adımlar atmakla birlikte, finansal istikrarı korumak için kademeli bir yaklaşım benimsiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin ile ikili ticaretinde ve dış finansmanında yuan kullanımını çeşitlendirme arayışında. Hong Kong'daki offshore yuan piyasasının derinleşmesi, Türk bankaları ve şirketleri için daha uygun maliyetli yuan kredisi ve tahvil ihracı imkanları yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'nin BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü'ne yönelik ilgisi göz önüne alındığında, yuan bazlı finansman araçlarına erişim, döviz rezervlerini çeşitlendirme ve dolar bağımlılığını azaltma stratejisiyle uyumlu. Ancak yuan piyasasının likit ve istikrarlı kalması, Türkiye'nin bu avantajdan tam olarak faydalanabilmesi için kritik öneme sahip.