HSBC tarafından gerçekleştirilen yeni bir anket, küresel kurumsal yatırımcıların Çin yuanı (renminbi) operasyonlarında temel piyasa erişiminden ölçeklenmeye doğru bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu. Ankete katılan 120'den fazla kurumsal yatırımcı, Hong Kong gibi açık deniz merkezlerinin bu dönüşümün merkezi altyapısı haline geldiğini belirtti. Çin'in para biriminin uluslararasılaşması, özellikle Rusya'ya yönelik yaptırımların ardından ivme kazanırken, yatırımcılar artık sadece yuan'a erişmekle kalmayıp, işlem hacimlerini ve operasyonel kapasitelerini artırmayı hedefliyor.
Anketin ayrıntıları ve yatırımcı eğilimleri
HSBC'nin 2023 yılı sonunda gerçekleştirdiği ankete göre, katılımcıların %72'si önümüzdeki iki yıl içinde yuan tahsisatlarını artırmayı planlıyor. Bu oran, bir önceki yıla göre %15'lik bir artışı temsil ediyor. Yatırımcıların %68'i ise Hong Kong'u yuan işlemleri için en uygun merkez olarak görüyor. Hong Kong'un Çin anakarasıyla olan yakın ilişkisi, gelişmiş finansal altyapısı ve serbest sermaye akışı, onu yuan uluslararasılaşmasının kilit oyuncusu haline getiriyor.
Ankette dikkat çeken bir diğer bulgu, yatırımcıların %45'inin yuan tahvil ve borçlanma araçlarına yatırım yapmayı planladığı. Çin hükümetinin tahvil piyasasını yabancı yatırımcılara açma çabaları, bu eğilimi destekliyor. Ayrıca, katılımcıların %31'i yuan ticaret finansmanı hacimlerini artıracağını belirtti. Bu, Çin'in uluslararası ticarette yuan kullanımını teşvik eden politikalarının bir yansıması.
Bölgesel ve küresel boyut
Yuan'ın uluslararasılaşması, sadece Asya'da değil, küresel ölçekte de önemli bir eğilim. Rusya'nın Ukrayna işgalinin ardından uygulanan batı yaptırımları, birçok ülkeyi dolar ve euro dışı alternatif arayışına itti. Çin, bu boşluğu doldurmak için yuan cinsinden ticaret ve yatırım anlaşmalarını teşvik ediyor. Özellikle Suudi Arabistan, Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerle yapılan ikili anlaşmalar, yuan'ın küresel ticaretteki payını artırıyor.
Hong Kong'un bu süreçteki rolü kritik. Kent, Çin'in finansal kapısı olarak işlev görürken, aynı zamanda uluslararası yatırımcılara hukuki güvence ve serbest piyasa erişimi sağlıyor. Ancak, Hong Kong'un gelecekteki statüsü konusundaki belirsizlikler, bazı yatırımcıları temkinli olmaya itiyor. Çin hükümetinin Hong Kong'a yönelik güvenlik yasaları ve siyasi baskıları, kentin uluslararası finans merkezi olarak konumunu zedeleyebilir.
Öte yandan, Singapur ve Dubai gibi diğer açık deniz merkezleri de yuan işlemlerinde pay kapmaya çalışıyor. Singapur, Çin-ASEAN ticaretindeki rolü sayesinde, Dubai ise Orta Doğu'daki enerji ticaretinde yuan kullanımıyla öne çıkıyor. Ancak HSBC anketi, Hong Kong'un halen %68'lik tercih oranıyla açık ara lider olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yuan'ın uluslararasılaşması ve Hong Kong'un bu süreçteki merkezi rolü, Türkiye için dolara alternatif arayışları bağlamında önemli. Türkiye, Rusya ile ticaretinde yuan kullanımını artırırken, Çin ile swap anlaşmaları da yapıyor. Ancak Türkiye'nin Hong Kong üzerinden yuan işlemlerine erişimi sınırlı; daha çok doğrudan Çin anakarası veya Dubai üzerinden işlem yapıyor. Yine de, küresel yuan piyasasının genişlemesi, Türkiye'nin döviz rezervlerini çeşitlendirme ve ticaret finansmanında alternatif para birimlerine yönelme stratejisiyle uyumlu. Bu gelişme, Türkiye'nin Çin'le ekonomik bağlarını derinleştirme fırsatı sunarken, aynı zamanda dolar bağımlılığını azaltma hedefine katkı sağlayabilir.