Hong Kong'da bir yıl önce, eşcinsel çiftlere sınırlı da olsa yasal tanıma sağlayacak hükümet tasarısının Yasama Konseyi tarafından veto edilmesi, LGBTQ+ topluluğunda hayal kırıklığı yarattı. 51 yaşındaki Isaac Yick, karar karşısında "hayal kırıklığına uğradım ama şaşırmadım" diyerek duygularını dile getirdi. Yick, Hong Kong'da doğup büyüdükten sonra Kanada'ya taşınmış ve hayat partneriyle orada tanışmıştı. Ancak Hong Kong'a döndüğünde, partneriyle ilişkisinin yasal olarak tanınmamasının getirdiği zorluklarla yüzleşmek zorunda kaldı.
Yasa Teklifinin Arka Planı ve Veto Süreci
Söz konusu yasa teklifi, eşcinsel çiftlere evlilik dışı birlikteliklerde sınırlı haklar tanımayı amaçlıyordu. Tasarı, ortak mülk edinme, sağlık kararlarında söz sahibi olma ve miras gibi konularda düzenlemeler içeriyordu. Ancak muhafazakâr grupların ve bazı milletvekillerinin yoğun baskısıyla tasarı, Yasama Konseyi'nde yeterli desteği bulamayarak reddedildi. Veto kararı, Hong Kong'da LGBTQ+ hakları konusunda uzun süredir devam eden tartışmaların bir yansıması olarak görülüyor.
Hong Kong, 1997'de Çin'e devredilmesinden bu yana özel idari bölge statüsüyle yönetiliyor ve kendine özgü hukuk sistemi bulunuyor. Ancak son yıllarda artan siyasi baskılar ve ulusal güvenlik yasası gibi düzenlemeler, sivil toplum alanını daralttı. LGBTQ+ aktivistleri, yasa teklifinin reddedilmesini bu genel gerilemenin bir parçası olarak değerlendiriyor.
Isaac Yick gibi birçok Hong Konglu, yurtdışında evlenip ülkelerine döndüklerinde ciddi hukuki ve sosyal engellerle karşılaşıyor. Yick, Kanada'da evlenmiş olmasına rağmen Hong Kong'da eşi olarak tanınmıyor; bu durum, hastane ziyaretleri, miras işlemleri ve acil durumlarda karar alma gibi konularda sorunlara yol açıyor. Yick, "Bir gün bu duvarların yıkılacağına inanıyorum, ancak bu zaman alacak" diyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong'daki LGBTQ+ hakları mücadelesi, Asya-Pasifik bölgesindeki genel eğilimlerle yakından ilişkili. Tayvan, 2019'da eşcinsel evliliği yasallaştırarak bölgede bir ilke imza attı. Japonya ve Tayland gibi ülkelerde ise yerel yönetimler eşcinsel birlikteliklere sınırlı tanıma sağlayan düzenlemeler yapıyor. Ancak Çin ana karasında ve birçok Asya ülkesinde LGBTQ+ hakları henüz yasal güvence altında değil. Hong Kong'daki veto, bölgedeki muhafazakâr dalganın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Hong Kong hükümetine yasa teklifini yeniden sunma çağrısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, 2023'te Hong Kong'u eşcinsel çiftlere yönelik ayrımcılığı sonlandırmaya çağırmıştı. Ancak Hong Kong yönetimi, Çin merkezi hükümetinin onayı olmadan bu tür bir adım atmaya pek istekli görünmüyor. Öte yandan, sivil toplum kuruluşları ve aktivistler, kamuoyu desteğini artırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Son anketler, Hong Kong halkının çoğunluğunun eşcinsel çiftlere yasal tanıma sağlanmasını desteklediğini gösteriyor.
LGBTQ+ topluluğu için bir diğer umut kaynağı da yargı yolu. Hong Kong mahkemeleri, son yıllarda eşcinsel çiftler lehine bazı kararlar aldı. Örneğin, 2023'te bir mahkeme, yurtdışında evlenen eşcinsel çiftlerin kira haklarından yararlanması gerektiğine hükmetti. Ancak bu kararların uygulanması ve yasal düzenlemelere dönüşmesi zaman alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki LGBTQ+ hakları mücadelesi, Türkiye'nin doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da, küresel insan hakları ve demokrasi tartışmaları bağlamında önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Asya-Pasifik bölgesiyle ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirme çabasında. Hong Kong'daki sivil özgürlüklerin daralması, bölgedeki istikrarı ve yatırım ortamını etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, uluslararası platformlarda insan hakları ihlallerine karşı tutum alırken, kendi içindeki benzer tartışmalarla da yüzleşiyor. Bu haber, Türkiye'nin küresel insan hakları normlarına uyum konusundaki hassasiyetini ve Asya'daki gelişmeleri yakından izlemesi gerektiğini gösteriyor.