Hong Kong, servet dağılımı açısından dünyanın en eşitsiz toplumu olarak belirlendi. Yeni bir araştırma, kentteki gelir eşitsizliğinin temel itici güçlerinin ücret farklılıklarından sermaye yoğunlaşmasına kaydığını ve bunun sosyal hareketliliği azalttığını ortaya koydu. Çin Özel İdari Bölgesi'nde gerçekleştirilen çalışma, son yıllarda artan servet uçurumunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal sonuçlar doğurduğunu vurguluyor.
Araştırmanın bulguları ve arka plan
Hong Kong Üniversitesi tarafından hazırlanan ve dünya genelinde 50 ülkeyi kapsayan araştırma, Hong Kong'un Gini katsayısının 0,938'e ulaştığını gösteriyor. Bu değer, 0'a yaklaştıkça eşitliği, 1'e yaklaştıkça eşitsizliği ifade ediyor. Kentte en zengin yüzde 10'luk kesim, toplam servetin yaklaşık yüzde 90'ına sahipken, en yoksul yüzde 50'lik kesim servetin yalnızca yüzde 1'ine sahip durumda. Araştırmaya göre, 1990'lı yıllarda eşitsizliğin ana kaynağı eğitim ve sektörler arası ücret farklarıydı; ancak 2000'li yılların başından itibaren finansal varlıkların ve gayrimenkulün yoğunlaşması belirleyici hale geldi. Özellikle konut fiyatlarındaki astronomik artış, orta ve alt gelir gruplarının servet biriktirmesini neredeyse imkânsız kılıyor. Raporda, Covid-19 salgınının da eşitsizliği derinleştirdiği, çünkü varlıklı kesimin portföylerinin değer kazanırken düşük gelirli hanelerin gelir kaybı yaşadığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'un bu durumu, Asya Pasifik bölgesinde büyüyen servet eşitsizliğinin en uç örneği olarak görülüyor. Dünya Bankası ve IMF verilerine göre, Çin anakarası da benzer bir eğilim sergiliyor; ancak Hong Kong'daki yoğunlaşma çok daha belirgin. Bölgedeki diğer finans merkezleri olan Singapur ve Tokyo'da da eşitsizlik yüksek, ancak Hong Kong'un seviyesinde değil. Küresel ölçekte bakıldığında, araştırma servet eşitsizliğinin son 30 yılda tüm dünyada arttığını, ancak Hong Kong'daki artış hızının diğer ülkelerden çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, küresel kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler konusundaki tartışmaları yeniden alevlendiriyor. Hong Kong'un vergi sistemi, düşük kurumlar vergisi oranları ve sermaye girişine açık yapısı, servet yoğunlaşmasını teşvik eden faktörler arasında sayılıyor. Ayrıca, şehir devletinin sosyal yardım sisteminin yetersizliği ve yüksek konut fiyatları, yoksul kesimin durumunu daha da kötüleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'da servet eşitsizliğinin dünyada en üst seviyeye ulaşması, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de gelir dağılımı eşitsizliği son yıllarda artış eğilimi gösterirken, benzer şekilde sermaye yoğunlaşması ve konut fiyatlarındaki yükseliş sosyal hareketliliği kısıtlıyor. Küresel ekonomideki bu eğilim, Türkiye'nin uygulayacağı sosyal politikalar ve vergi reformları açısından dersler içeriyor. Ayrıca, Çin'deki eşitsizliğin artması, Türkiye'nin ticari ve yatırım ilişkilerinde dikkate alması gereken bir faktör olarak öne çıkıyor.