Hong Kong'da cinsel şiddet mağdurları ve kadın hakları örgütleri, hükümetin hazırladığı cinsel suç yasaları reformunda bir 'rıza boşluğu' olarak nitelendirilen düzenlemenin kapatılması için yetkililere çağrıda bulundu. Aktivisler, mevcut haliyle yasa tasarısının, sanıkların cinsel eylem öncesinde rıza konusunda 'samimi ama hatalı bir inanç' taşıdıklarını iddia etmelerine olanak tanıdığını ve bunun, reformun amacını baltalayabileceği uyarısında bulundu. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (ACSV) tarafından öncülük edilen kampanya, mağdurların ikinci kez travma yaşamaması için yasanın net ve caydırıcı olması gerektiğini vurguluyor.
Reformun arka planı ve 'samimi ama hatalı rıza' sorunu
Hong Kong Özel İdare Bölgesi hükümeti, 2023 yılında cinsel suç yasalarında kapsamlı bir revizyon başlattı. Tasarı, cinsel saldırı tanımını genişletmeyi, rıza yaşını yükseltmeyi ve dijital cinsel şiddet gibi yeni suç türlerini eklemeyi hedefliyor. Ancak aktivistlerin en çok itiraz ettiği madde, 'rıza konusunda samimi ama hatalı inanç' savunmasını düzenleyen bölüm. ACSV'ye göre bu düzenleme, faillerin 'mağdurun hayır dediğini duymadım' veya 'beden dilini yanlış okudum' gibi savunmalarla cezadan kurtulmasına yol açabilir. Örgüt, yasanın 'rızanın sadece açık ve gönüllü olarak verilmiş olması halinde geçerli sayılacağı' şeklinde netleştirilmesini talep ediyor. Hong Kong Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Dr. Emily Chan, konuyu değerlendirerek, 'Bu tür bir savunma, özellikle tanık ifadelerinin çeliştiği davalarda jürileri yanıltabilir ve mağdurun ikinci kez suçlanmasına neden olabilir' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: Rıza yasalarında standart arayışı
Hong Kong'daki bu tartışma, küresel çapta cinsel suç yasalarında reform dalgasının bir parçası. Birleşik Krallık, Avustralya ve Kanada gibi ülkeler, 'rıza' kavramını daha sıkı tanımlayan yasalar getirirken, Asya'da Tayvan ve Güney Kore de benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Hong Kong'un eski bir İngiliz sömürgesi olarak common law geleneğini sürdürdüğü göz önüne alındığında, buradaki reformun diğer Asya ülkelerine örnek teşkil etme potansiyeli bulunuyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Asya-Pasifik Direktörü Miwa Kato, 'Hong Kong'un atacağı adım, bölgede cinsel şiddetle mücadelede norm belirleyici olabilir' değerlendirmesinde bulundu. Reformun, 2025 yılı içinde Hong Kong Yasama Konseyi'nde görüşülmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu reform tartışması, Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında cinsel suç yasalarının yeterliliği konusunu yeniden gündeme getirebilir. Türkiye'nin de taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı sonrası, kadın örgütleri rıza tanımının netleştirilmesi ve 'ısrarlı takip' gibi suçların yasalaştırılması taleplerini sıkça dile getiriyor. Hong Kong'daki 'samimi ama hatalı rıza' savunmasına yönelik eleştiriler, Türkiye'de de benzer boşlukların olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor. Küresel bir perspektiften bakıldığında, bu tür yasal düzenlemeler uluslararası insan hakları normlarına uyum açısından önemli bir gösterge oluşturuyor.