Hong Kong sularında geçen yıl karaya vuran 29 balina, yunus ve muturdan (porpoise) dördünün insan faaliyetleri sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Hong Kong hükümeti ve Ocean Park tarafından ortaklaşa yayımlanan yıllık rapora göre, ölümlerin başlıca nedenleri gemi çarpmaları, balık ağlarına takılma ve su kirliliği olarak sıralandı. Raporda ayrıca, karaya vurma vakalarında genel bir azalma olduğu kaydedildi. Uzmanlar, bölgedeki deniz memelisi popülasyonunun hâlâ ciddi tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.
Karaya Vurma Vakalarında Düşüş
Rapora göre, 2022 yılında Hong Kong sularında 29 deniz memelisi karaya vurdu. Bu sayı, bir önceki yıl kaydedilen 42 vakaya kıyasla önemli bir düşüşü işaret ediyor. Ancak uzmanlar, bu düşüşün olumlu bir gelişme olarak yorumlanmaması gerektiğini, çünkü popülasyonun zaten azalmış olabileceğini belirtiyor. Karaya vuran hayvanlardan 4'ünün ölümü doğrudan insan faaliyetlerine bağlanırken, diğer vakalarda doğal nedenler veya yetersiz veri nedeniyle kesin sonuca varılamadı. Ölen hayvanlar arasında Çin beyaz yunusu (Indo-Pacific humpback dolphin) ve kambur yunus (humpback dolphin) gibi nesli tehlike altındaki türler de bulunuyor.
Ocean Park'ın deniz memelileri uzmanı Dr. John Wong, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Karaya vurma vakalarındaki düşüş, Hong Kong sularındaki deniz memelisi popülasyonunun giderek azaldığının bir işareti olabilir. Bu, alarm zillerini çalmalıyız' dedi. Wong, özellikle gemi trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde hız sınırlaması ve balıkçılık yöntemlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
İnsan Faaliyetlerinin Etkisi
Raporda, insan kaynaklı ölümlerin başlıca nedenleri arasında gemi çarpmaları, balık ağlarına takılma ve su kirliliği yer alıyor. Hong Kong, dünyanın en yoğun gemi trafiğine sahip limanlarından birine ev sahipliği yapıyor. Her yıl binlerce konteyner gemisi, tanker ve feribot, bölgedeki deniz memelileri için ciddi bir tehlike oluşturuyor. Balıkçılık faaliyetleri de özellikle yunus ve muturların ağlara takılarak boğulmasına yol açıyor. Ayrıca, Hong Kong'un hızla büyüyen kıyı gelişimi ve sanayi atıkları, su kalitesini olumsuz etkiliyor ve deniz canlılarının yaşam alanlarını daraltıyor.
Çevre örgütleri, hükümete deniz koruma alanlarının genişletilmesi, gemi hız limitlerinin düşürülmesi ve balıkçılara gönüllü önlemler yerine yasal yükümlülükler getirilmesi çağrısında bulundu. WWF Hong Kong'un deniz programı direktörü Emily Leung, 'Hong Kong'un deniz memelileri, yılda ortalama 30 vaka ile dünyadaki en yüksek karaya vurma oranlarından birine sahip. Bu durum, acil eylem gerektiriyor' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu gelişme, deniz memelilerinin korunması konusunda küresel bir farkındalık yaratıyor. Türkiye, Akdeniz ve Ege kıyılarında benzer tehditlerle karşı karşıya. Gemi trafiği, balıkçılık ve kıyı kirliliği nedeniyle Akdeniz foku ve yunus popülasyonu azalıyor. Türkiye'nin deniz koruma alanlarını genişletmesi ve uluslararası çabalara katkı sağlaması, hem biyolojik çeşitliliğin korunması hem de turizm ve balıkçılık sektörleri için hayati önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin boğazlar ve kıyı sulak alanlarındaki gemi trafiğini düzenlemesi, deniz memelilerini korumanın yanında ulusal güvenlik ve ekonomiye de olumlu yansıyacaktır.