Hong Kong’un Güneydoğu Asya ülkelerini ve şirketlerini kendi finansal yörüngesine çekme stratejisi, bu hafta önemli bir kilometre taşına ulaşıyor. Malezya hükümeti, 1,5 milyar ABD doları tutarındaki İslami tahvilini (sukuk) hem Kuala Lumpur’daki Borsa Malezya’da hem de Hong Kong Borsası’nda (HKEX) eşzamanlı olarak listelemeye hazırlanıyor. Bu çift liste, Hong Kong’un İslami finans alanında bölgesel bir merkez olma hedefi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hong Kong'un ASEAN ülkelerine yönelik finansal atağı
Hong Kong Özel İdari Bölgesi hükümeti, son birkaç yıldır ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ülkelerini ve kurumlarını kendi finansal piyasalarına çekmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Özellikle Temmuz ayında yapılan ASEAN ziyaretleri ve Hong Kong-ASEAN serbest ticaret anlaşmasının yarattığı ivme, bu stratejinin ana hatlarını oluşturuyor. Malezya’nın gerçekleştirmeyi planladığı sukuk ihracı, bu çabanın ilk büyük meyvesi olarak görülüyor. Yetkililere göre, bu ihraç hem Hong Kong’un İslami finans altyapısını test edecek hem de bölgedeki diğer İslami finans kurumları için örnek teşkil edecek.
Malezya, dünyanın en büyük sukuk piyasalarından birine sahip ve bu alanda küresel bir lider konumunda. Malezya hükümeti, bu ihraçla birlikte yatırımcı tabanını çeşitlendirmeyi ve Hong Kong üzerinden Çin anakarasındaki yatırımcılara ulaşmayı hedefliyor. Hong Kong ise bu sayede İslami finans ürünlerinde uluslararası bir merkez olma iddiasını güçlendiriyor. HKEX, bu tür ürünlerin listelenmesi için özel düzenlemeler yapmış durumda ve Malezya’nın bu girişimi, diğer ASEAN ülkelerinin de benzer adımlar atmasının önünü açabilir.
Bölgesel ve küresel finans piyasalarına etkisi
Bu çift liste, yalnızca Hong Kong ve Malezya arasındaki finansal ilişkilerin güçlenmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Asya ülkelerine sağlanan finansmanın çeşitlenmesi açısından da önem taşıyor. Hong Kong, Çin anakarasına açılan kapı konumunda olması nedeniyle, ASEAN ülkelerinin finansman ihtiyaçlarında kilit bir rol oynayabilir.
Öte yandan, bu gelişme, küresel İslami finans piyasasında rekabetin arttığı bir döneme denk geliyor. Malezya, Körfez ülkeleri ve Endonezya gibi ülkeler İslami finans ürünlerinde öncü olmak için yarışıyor. Hong Kong’un bu alana girmesi, özellikle Çin’in büyük Müslüman nüfusuna sahip bölgeleriyle (Sincan gibi) finansal bağlarını güçlendirmesi açısından stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, sukuk ihracının uluslararası yatırımcılar tarafından ilgi görmesi, Hong Kong’un Çin anakarası dışındaki yatırımcılarla bağlarını genişletme çabalarına da katkı sağlayacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin İslami finans alanındaki iddiaları açısından dikkatle izlenmelidir. Türkiye, son yıllarda sukuk ihraçlarını artırmış ve İstanbul Finans Merkezi projesiyle bölgesel bir İslami finans merkezi olmayı hedeflemiştir. Hong Kong’un ASEAN ülkelerine ulaşma stratejisi, Türkiye’nin Orta Asya ve Orta Doğu’daki benzer çabalarıyla karşılaştırılabilecek bir model sunmaktadır. Ayrıca, bu tür iş birliklerinin küresel finansal sistemde kırılganlıkları artıran jeopolitik gerilimlerden bağımsız olması, İslami finansın yükselişinin devam edeceğini gösteriyor. Türkiye, bu alandaki potansiyelini artırmak için Hong Kong benzeri adımları değerlendirebilir ve bu tür çift liste mekanizmalarını kendi kurumları aracılığıyla hayata geçirebilir.