Hong Kong, 12 Kasım 2025 Salı günü Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Maliye Bakanları Toplantısı'na ev sahipliği yapıyor. Etkinlik, Hong Kong'un uluslararası finans merkezi olarak konumunu pekiştirmeyi amaçlarken, aynı zamanda Pekin'in küresel sahnedeki etkisini artırma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Toplantı, APEC üyesi ekonomilerin maliye bakanlarını bir araya getirerek bölgesel ekonomik işbirliği ve finansal entegrasyon konularını ele alacak. Ancak zirvenin arka planında, Hong Kong'un 2019 protestoları ve ardından gelen Ulusal Güvenlik Yasası sonrası değişen siyasi iklimi ile Batılı ülkelerle artan gerilimler yer alıyor.
Zirvenin Arka Planı ve Hong Kong'un Finans Merkezi Rolü
APEC Maliye Bakanları Toplantısı, 21 üye ekonominin maliye bakanlarını bir araya getiren yıllık bir etkinlik. Hong Kong, 1991'den bu yana APEC üyesi ve ayrı bir ekonomi olarak temsil ediliyor. Toplantının bu yıl Hong Kong'da yapılması, şehrin uluslararası finans merkezi statüsünü vurgulama amacı taşıyor. Son yıllarda Hong Kong, siyasi istikrar ve hukuk devleti konusundaki endişeler nedeniyle bazı Batılı yatırımcıların çekinceleriyle karşılaştı. Çin hükümeti, Hong Kong'un 'tek ülke, iki sistem' ilkesi altında özerkliğini koruduğunu savunuyor ve bu tür etkinliklerle şehrin cazibesini yeniden tesis etmeyi hedefliyor.
Toplantıda, küresel ekonomik yavaşlama, enflasyonla mücadele, dijital para birimleri ve sürdürülebilir finansman gibi konuların ele alınması bekleniyor. APEC ülkeleri, dünya GSYİH'sının yaklaşık %60'ını ve küresel ticaretin %48'ini temsil ediyor. Hong Kong'un ev sahipliği, Çin'in bölgesel ekonomik mimarideki liderlik iddiasını güçlendirebilir. Ancak, ABD ve diğer Batılı ülkelerin üst düzey yetkililerinin katılım düzeyi, zirvenin siyasi mesajını etkileyebilir. Geçmişte, Hong Kong'daki insan hakları durumu nedeniyle bazı ülkeler toplantılara düşük profilli katılım göstermişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: APEC'in Artan Önemi ve Çin'in Rolü
APEC, Asya-Pasifik bölgesinde ekonomik işbirliğini teşvik eden önemli bir platform. Son yıllarda, ABD-Çin ticaret savaşı ve jeopolitik rekabet, APEC'in etkinliğini sorgulatıyor. Hong Kong'un ev sahipliği, Çin'in APEC içindeki etkisini göstermesi açısından bir fırsat. Toplantı, aynı zamanda Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ve Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi girişimlerine finansal destek sağlama çabasının bir parçası olarak da görülebilir. Hong Kong, bu girişimler için bir finansman merkezi olarak konumlanıyor.
Öte yandan, Hong Kong'da devam eden siyasi baskılar ve Ulusal Güvenlik Yasası'nın yarattığı ortam, bazı uluslararası işletmelerin şehre yönelik algısını olumsuz etkiliyor. Toplantı, Hong Kong'un 'iş yapma' imajını yeniden tesis etmek için bir fırsat olarak sunuluyor. Ancak, insan hakları örgütleri ve bazı Batılı hükümetler, etkinliği Çin'in Hong Kong'daki otoriter uygulamalarını meşrulaştırma aracı olarak görme eğiliminde. Bu nedenle, zirve sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj taşıyor.
Toplantı sonrası yayınlanacak ortak bildiri, küresel ekonominin durumu ve ticaretin serbestleştirilmesi konusunda önemli ipuçları verecek. APEC ülkeleri arasında dijital ticaret kuralları ve yeşil finansman gibi konularda işbirliği çağrıları yapılması bekleniyor. Hong Kong, bu süreçte arabulucu rolü üstlenebilir. Ancak, ABD'nin tutumu ve Çin'in sertleşen dış politikası, zirvenin somut çıktılarını gölgeleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki APEC Maliye Bakanları Toplantısı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel finansal mimarideki değişimleri yansıtması açısından önem taşıyor. Türkiye, APEC üyesi değil; ancak G20 ve OECD gibi platformlarda aktif. Çin'in Hong Kong üzerinden Asya-Pasifik'te finansal etkisini artırma çabası, Türkiye'nin çok kutuplu dünya düzeninde denge politikası izlemesi bağlamında dikkatle izlenmeli. Ayrıca, Hong Kong'un uluslararası finans merkezi statüsündeki dalgalanmalar, küresel sermaye akımlarını etkileyerek gelişmekte olan piyasaları dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, Asya-Pasifik ile ticari ilişkilerini geliştirirken bu tür platformlardaki gelişmeleri göz önünde bulundurmalı.