Honeywell Technologies, bir-üç ters hisse bölünmesinin ardından 2024 yılı kâr beklentisini yukarı yönlü revize etti. Şirket, 5 Kasım 2024'te gerçekleştirdiği işlemle hisse başına 3,92 dolar olan düzeltilmiş kazanç beklentisini 4,00-4,20 dolar aralığına yükseltti. Ayrıca, 1,8 milyar dolarlık hisse geri alım programı başlatan Honeywell, enerji ve otomasyon portföyünü güçlendirmek amacıyla IFF'in temizlik teknolojileri bölümünü 1,2 milyar dolara satın alacağını duyurdu. CEO Vimal Kapur, stratejinin organik büyüme ve akıllı satın almalarla değer yaratmak olduğunu vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Honeywell Technologies, ABD merkezli çok uluslu bir endüstriyel konglomera olup havacılık, otomasyon, enerji ve yapı teknolojileri alanlarında faaliyet göstermektedir. Ters hisse bölünmesi, şirketin hisse fiyatını 100 doların üzerine çıkararak NYSE'de listelenme koşullarını iyileştirmeyi amaçlıyordu. Hisse bölünmesi sonrası Honeywell hisseleri yaklaşık %4 değer kazandı. Yeni kâr beklentisi, şirketin özellikle havacılık ve enerji segmentlerindeki güçlü sipariş akışına dayanıyor. IFF satın alması ise Honeywell'i özel kimyasallar ve temizlik teknolojilerinde daha rekabetçi hale getirecek.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, küresel endüstriyel teknoloji sektöründe konsolidasyon eğilimini yansıtıyor. Honeywell'in ters hisse bölünmesi, benzer stratejiler izleyen General Electric ve Siemens gibi rakiplerine paralel bir hamle olarak değerlendirilebilir. Şirketin revize kâr projeksiyonu, özellikle enerji dönüşümü ve otomasyon talebinin arttığı Asya-Pasifik bölgesinde büyüme fırsatlarına işaret ediyor. IFF satın almasıyla Honeywell, sürdürülebilir teknolojilere yönelik Ar-Ge yatırımlarını da artırmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Honeywell'in kâr beklentisini yükseltmesi, küresel teknoloji şirketlerinin Türkiye pazarına olan ilgisini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'de otomasyon ve enerji verimliliği alanında önemli yatırımları bulunan Honeywell'in finansal gücü, yerel iştiraki Honeywell Türk'ün büyüme potansiyelini artırabilir. Ayrıca, şirketin sürdürülebilir teknolojilere odaklanması, Türkiye'nin yeşil dönüşüm hedefleriyle örtüşmekte ve olası iş birlikleri için fırsat sunmaktadır. Ancak doğrudan Türkiye ile ilgili somut bir etki şu an için öngörülmemektedir.