Hollanda'da bir mahkeme, eski Suriye rejimine bağlı Ulusal Savunma Kuvvetleri milislerinin üyesi Rafik al-Qatrib'i savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan suçlu bularak 26 yıl hapis cezasına çarptırdı. Lahey Bölge Mahkemesi'nde görülen davada, al-Qatrib'in 2012-2013 yıllarında Suriye'nin Dera kentinde muhaliflere yönelik işkence ve zulüm eylemlerine katıldığı kanıtlandı. Karar, uluslararası ceza hukuku açısından evrensel yargı yetkisinin bir zaferi olarak değerlendirilirken, Suriye'deki savaş suçlarının faillerinin başka ülkelerde yargılanabileceğini gösterdi.
Davanın arka planı ve deliller
Rafik al-Qatrib, 2019 yılında Hollanda'ya sığınma başvurusu yaparken kimliği tespit edilerek gözaltına alınmıştı. Hollanda savcılığı, al-Qatrib'in Suriye'deki Ulusal Savunma Kuvvetleri'ne bağlı bir kontrol noktasında görev yaptığı sırada muhalif olduğu iddia edilen kişilere sistematik işkence uyguladığını ileri sürdü. Mahkeme, tanık ifadeleri ve görsel kanıtlar temelinde al-Qatrib'in en az bir kişinin ölümüne neden olduğu ve çok sayıda kişiye işkence yaptığı sonucuna vardı. Sanık, suçlamaları reddetti ve kendisinin sadece emirleri uyguladığını savundu. Ancak mahkeme, sivil halka karşı işlenen suçların emirle işlenmiş olsa bile bireysel cezai sorumluluğu ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Bu karar, Suriye iç savaşı sırasında rejim yanlısı milisler tarafından işlenen suçların uluslararası alanda yargılanması açısından emsal teşkil ediyor. Hollanda, evrensel yargı yetkisini kullanarak Suriye'de işlenen savaş suçlarını soruşturan birkaç Avrupa ülkesinden biri. Ülkede daha önce de Suriyeli bir rejim muhalifine karşı dava açılmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Suriye'de 2011'de başlayan iç savaşta yüz binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden oldu. Rejim ve bağlı milislerin savaş suçu işlediğine dair çok sayıda uluslararası rapor bulunmasına rağmen, faillerin çoğu yargılanmadı. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, Suriye'deki savaş suçlarının hesabının sorulması için uluslararası bir mahkeme kurulması çağrısı yapıyor. Hollanda'nın bu kararı, uluslararası toplumun Suriye'deki insan hakları ihlallerine karşı kayıtsız kalmadığını göstermesi açısından önemli. Avrupa'da Suriyeli savaş suçlularına karşı açılan davaların sayısı artıyor; Almanya, Fransa ve İsveç'te de benzer davalar görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'nin de gündeminde olan Suriye'deki savaş suçlarının hesabının sorulması sürecine katkı sağlıyor. Türkiye, Suriye'de rejim ve bağlı güçlerin işlediği suçlarla ilgili uluslararası yargı süreçlerini desteklediğini açıklamıştı. Hollanda'nın evrensel yargı yetkisini kullanması, benzer davaların diğer ülkelerde de açılmasının önünü açabilir. Ancak Türkiye'nin kendi topraklarında bulunan Suriyeli sığınmacılar arasında savaş suçlusu olabilecek kişilerin yargılanması konusunda uluslararası iş birliğini artırması gerekebilir. Ayrıca bu karar, Suriye'deki insan hakları ihlallerinin belgelenmesi ve faillerin cezalandırılması yönünde uluslararası çabaların Türkiye tarafından da desteklenmesi gerektiğini hatırlatıyor.