Hollanda Başbakanı Dick Schoof, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in federal bir idam mahkumunun infazının canlı yayınlanacağını duyurmasının ardından sert bir açıklama yaparak kararı "saçma" olarak nitelendirdi. Schoof, "Bu tür bir uygulama medeni dünyada kabul edilemez. İnfazı bir gösteri haline getirmek, insan onurunu hiçe saymaktır" dedi. Hegseth'in açıklaması, Avrupa başkentlerinde endişe ve öfkeyle karşılandı; insan hakları örgütleri ve AB yetkilileri kararı kınadı.
İnfaz Yayını Tartışması ve Avrupa'nın Tepkisi
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, federal bir idam mahkumunun infazının ilk kez canlı olarak yayınlanacağını duyurdu. Hegseth, "Adaletin tecellisi halkın gözü önünde olmalı" diyerek kararı savundu. Ancak bu açıklama, ABD içinde ve dışında geniş yankı uyandırdı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "İnfazın bir kamu gösterisi haline getirilmesi, evrensel insan hakları ilkeleriyle bağdaşmaz" ifadelerini kullandı. Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Bu karar, transatlantik ilişkilerde ciddi bir hayal kırıklığı yaratmıştır" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Ölüm cezasına karşıyız ve infazların sansasyonel bir şekilde sunulmasını şiddetle reddediyoruz" diye konuştu. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejčinović Burić, yaptığı yazılı açıklamada, "İnfazın canlı yayınlanması, insan haklarına ve insan onuruna yönelik bir saldırıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Hollanda Başbakanı Dick Schoof, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Bu karar saçmalık ötesidir. İnfazı bir reality şov haline getirmek, toplumun en temel değerlerine aykırıdır. Hollanda olarak bu uygulamayı şiddetle kınıyoruz ve ABD'yi bu karardan dönmeye davet ediyoruz" dedi. Schoof'un açıklamaları, Avrupa'da infaz karşıtı kampanyaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Uluslararası Af Örgütü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "İnfazın canlı yayınlanması, ölüm cezasının vahşetini daha da görünür kılacak ve kamuoyunda infazın meşrulaştırılmasına yol açabilecektir" uyarısında bulundu. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de benzer bir açıklama yaparak, "Bu uygulama, ABD'nin uluslararası insan hakları standartlarından daha da uzaklaştığını göstermektedir" dedi.
Uluslararası Hukuk ve Diplomatik Yansımalar
Uluslararası hukuk uzmanları, infazın canlı yayınlanmasının Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 7. maddesinde yer alan "hiç kimse zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz" hükmüne aykırı olduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği, 2000 yılından bu yana ölüm cezasını evrensel olarak kaldırmayı hedefleyen bir politika izliyor ve bu konuda birçok ülkeye baskı yapıyor. ABD'nin bu kararı, AB'nin küresel ölüm cezası karşıtı kampanyasına darbe vurabilir. Öte yandan, ABD ile Avrupa arasındaki ilişkiler, son yıllarda iklim değişikliği, ticaret savaşları ve NATO harcamaları gibi konularda gerilmiş durumda. İnfaz yayını kararı, transatlantik ilişkilerde yeni bir çatlak yaratabilir. NATO içinde de bu konunun gayri resmi olarak konuşulduğu, bazı Avrupalı müttefiklerin rahatsızlığını dile getirdiği öğrenildi. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise "Bu karar, yargı sürecinin şeffaflığını sağlamak amacıyla alınmıştır ve müttefiklerimizle istişare edilmiştir" denildi. Ancak Avrupalı yetkililer, böyle bir istişarenin yapılmadığını belirtiyor.
Ölüm cezası, ABD'de federal düzeyde 2021'den bu yana uygulanmıyordu; ancak bazı eyaletlerde halen yürürlükte. Hegseth'in açıklaması, federal infazların yeniden başlatılmasının bir parçası olarak görülüyor. İnfazın hangi mahkum için ve ne zaman yapılacağı henüz netleşmedi. ABD Adalet Bakanlığı, konuyla ilgili detaylı bir açıklama yapmadı. Beyaz Saray Sözcüsü, "Başkan'ın bu konudaki tavrı nettir; adaletin yerine getirilmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi önceliğimizdir" dedi. Avrupa Parlamentosu'nda ise konuyla ilgili acil bir oturum düzenlenmesi talebi var. Parlamento Başkanı Roberta Metsola, "Bu konuyu ciddiyetle ele alacağız ve gerekli açıklamayı yapacağız" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ölüm cezasını 2004 yılında Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında kaldırmış ve o zamandan beri infazları uygulamıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerinde insan hakları ve hukuk devleti konularındaki hassasiyetini yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, ABD'nin bu kararı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel insan hakları söylemlerinde bir referans noktası oluşturabilir. Türkiye, son yıllarda idam cezasının yeniden getirilmesini tartışsa da, böyle bir uygulamanın uluslararası tepkilere yol açacağı açıktır. ABD'nin infaz yayını kararı, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni bir denge unsuru olabilir; zira Türkiye, hem AB hem de ABD ile ilişkilerinde insan hakları kriterlerini gözetmek durumundadır. Bu olay, Türkiye'nin uluslararası alanda insan hakları savunucusu rolünü pekiştirmesi için bir fırsat yaratabilir.