Keely Hodgkinson, Birmingham'da düzenlenecek Avrupa 800 metre finali öncesinde, ev sahibi ülke olarak kazanacağı bir zaferin Olimpiyat altınıyla eşdeğer olduğunu söyledi. Zorlu bir açık hava sezonunun ardından iddialı bir mesaj veren İngiliz atlet, dünya klasmanındaki rakipleriyle kıyasıya bir mücadeleye hazırlanıyor. 22 yaşındaki sporcu, son aylarda yaşadığı sakatlık ve form dalgalanmalarına rağmen, kendisini hâlâ dünyanın en iyisi olarak gördüğünü vurguladı.
Zorlu bir sezonun ardından hedef: Avrupa şampiyonluğu
Hodgkinson, bu sezon Diamond League yarışlarında beklediği performansı gösteremedi. Özellikle Monaco'daki yarışta Jamaikalı rakip Natoya Goule'nin gerisinde kaldı ve Londra'daki mücadelede ise üçüncülükte kaldı. Bu sonuçlar, Tokyo Olimpiyatları'nda gümüş madalya kazanan ve 2022'de dünya şampiyonasında da zirveye çıkan atletin form düşüklüğü yaşadığı yorumlarına neden oldu. Ancak Hodgkinson, bu eleştirilere kulak asmadı. 'Herkes bir form düşüşü bekliyordu, ama ben hâlâ buradayım ve kazanmak için varım' dedi.
Birmingham'daki yarış, Hodgkinson için bir dönüm noktası olabilir. İngiliz atlet, Alexander Stadyumu'nda binlerce taraftarının önünde yarışacak. 'Evimde kazanmak, Olimpiyat altını kadar değerli. İnsanlar bana güveniyor ve ben de onlara bunun karşılığını vereceğim' ifadelerini kullandı. Yarışta onun en büyük rakipleri arasında, sezonun en hızlı derecesine sahip Kenyalı asıllı İngiliz Jemma Reekie ve geçen yılki Avrupa şampiyonu Polonyalı Anna Wielgosz da yer alıyor.
Kadınlar 800 metrede yeni bir çağ mı?
Kadınlar 800 metre, son yıllarda Athing Mu ve Mary Moraa gibi isimlerin yükselişiyle daha da rekabetçi hale geldi. Hodgkinson'ın bu isimlerle mücadelesi, sadece Avrupa değil, dünya atletizminin de en çok izlenen rekabetlerinden biri haline geldi. Paris 2024 Olimpiyatları'nda bu üçlünün mücadelesi büyük bir ilgiyle takip edilmiş ve Mu ile Hodgkinson arasındaki fark yalnızca 0.3 saniye olmuştu. Bu kez Avrupa şampiyonasında Mu ve Moraa'nın olmaması, Hodgkinson'ın işini kolaylaştırsa da, atlet, 'Ben her yarışı aynı ciddiyetle koşarım. Rakip kim olursa olsun' diyerek genç rakiplerini hafife almadığını gösterdi.
Birmingham'daki yarış, aynı zamanda Hodgkinson'ın teknik direktörü Trevor Painter ile yaptığı yeni çalışma programının da ilk büyük sınavı olacak. Sezon başında yapılan bu değişiklik, atletin hız ve dayanıklılık dengesini geliştirmeyi hedefliyor. Hodgkinson, 'Son üç aydır çok farklı bir hazırlık süreci geçirdim. Sakatlığım beni geriye atmadı, aksine daha güçlü dönmem için bir fırsat oldu' dedi.
Avrupa atletizmi yeni bir yıldız arıyor
Avrupa atletizmi, son yıllarda Afrika ve Amerika kıtasından gelen atletlerin gerisinde kalıyor. Özellikle orta mesafe koşularında Avrupalı atletlerin madalya şansı azalmış durumda. Hodgkinson, bu tabloyu değiştirmek isteyen isimlerin başında geliyor. Genç İngiliz atlet, 'Avrupa'da yeni bir nesil var. Ben, Jemma (Reekie) ve diğerleri, dünyanın en iyileriyle başa çıkabileceğimizi göstermek istiyoruz' şeklinde konuştu. Birmingham'daki yarış, bu neslin Avrupa'daki en büyük sınavı olacak.
Avrupa Atletizm Federasyonu'nun da dikkatle izlediği bu yarış, televizyon reytingleri açısından da önem taşıyor. Organizatörler, Hodgkinson'ın İngiltere'deki popülaritesinin, şampiyonaya olan ilgiyi artıracağını umuyor. Biletlerin büyük bölümü satılmış durumda ve stadyumda 30 bini aşkın seyirci bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Türk atletizmi için bir motivasyon kaynağı olabilir. Türk sporcuların uluslararası yarışmalardaki performansı, ülkenin spor politikalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Hodgkinson'ın sakatlık sonrası toparlanma süreci ve azmi, Türk atletlere örnek gösterilebilir. Ayrıca, Avrupa şampiyonaları Türk sporcuların da yer aldığı organizasyonlar olduğundan, bu tür haberler Türk medyasında spor gündemini besliyor. Türkiye'nin 2027 Avrupa Oyunları'na ev sahipliği yapma hedefi doğrultusunda, bu tür etkinliklerin ülkedeki yankıları, spor diplomasisi açısından da önemli.