Lübnan Hizbullah hareketi, İsrail’in güney Lübnan ve işgal altındaki topraklardan “koşulsuz” olarak çekilmesi gerektiğini bildirdi. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’a yakın kaynaklardan yapılan açıklamada, “İsrail’in Lübnan topraklarında kalması kabul edilemez. Çekilme koşulsuz ve tam olmalıdır” denildi. Açıklamada, İsrail’in bölgede askeri varlığını sürdürmesinin bölgesel istikrarı tehdit ettiği ve yeni bir çatışma dalgasına yol açabileceği vurgulandı.
Gelişmenin arka planı
Hizbullah’ın bu çağrısı, İsrail ile Lübnan arasında uzun süredir devam eden gerginliğin son aşaması olarak yorumlanıyor. İsrail, 2006 yılındaki savaşın ardından Lübnan’dan çekilmiş olsa da, Shebaa Çiftlikleri gibi bazı bölgelerdeki hakimiyetini sürdürüyor. Hizbullah, bu bölgelerin yanı sıra Şeria Nehri’nin batısındaki Filistin topraklarını da işgal olarak nitelendiriyor ve İsrail’den tamamen çekilmesini talep ediyor.
Hizbullah’ın bu son açıklaması, özellikle İsrail’in Gazze’deki operasyonları ve Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı olarak geliyor. Örgüt, Lübnan sınırındaki gerginliği artırarak İsrail’e karşı askeri seçenekleri masada tutuyor. Hizbullah yetkilileri, “İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi için başka bir seçeneği yok. Aksi takdirde, biz kendimiz çekilmek zorunda kalacağız” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hizbullah’ın bu talebi, Ortadoğu’daki dengeleri yeniden şekillendirebilir. İran’ın desteğini alan örgüt, bölgede Şii milislerin etkisini artırmaya devam ediyor. İsrail ise Hizbullah’ın artan askeri kapasitesinden ve hassas füzelerinin varlığından endişe duyuyor. BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararı, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngörse de, bu karar tam olarak uygulanamadı.
ABD ve Avrupa Birliği, Hizbullah’ı terör örgütü olarak kabul ediyor ve İsrail’in güvenliğine yönelik tehditlerin artmasından endişeleniyor. Son haftalarda İsrail-Lübnan sınırında yaşanan sınır ötesi saldırılar, tam ölçekli bir çatışma riskini beraberinde getiriyor. Hizbullah’ın çağrısı, bu gerginliğin daha da tırmanabileceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgesel istikrarın bozulması halinde doğrudan etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Hizbullah-İsrail gerilimi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji faaliyetlerini ve Suriye’deki askeri varlığını da etkileyebilir. Türkiye, Hizbullah’ı terör örgütü olarak tanımasa da, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde dikkatli bir denge politikası izliyor. Bu gelişme, Türkiye’nin Lübnan’daki siyasi nüfuzunu koruma çabaları ve bölgesel barış girişimleri açısından kritik bir eşik olabilir.