Lübnan merkezli Şii örgüt Hizbullah, 28 Aralık 2025 tarihinde güney Lübnan'daki İsrail mevzilerine insansız hava aracı (İHA) ve roket saldırıları düzenlediğini duyurdu. Örgütün resmi açıklamasında, saldırıların İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik son ihlallerine misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtildi. Çatışmaların, İsrail sınır hattındaki Bir El-Riyam ve El-Malikiyye bölgelerinde yoğunlaştığı bildiriliyor. Olayda can kaybı yaşanıp yaşanmadığına dair henüz resmi bir bilgi bulunmazken, bölgeden yükselen dumanlar ve patlama sesleri yerel kaynaklarca teyit edildi.
Gelişmenin arka planı
Hizbullah'ın bu son saldırısı, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının Lübnan sınırına sıçraması endişelerini artırıyor. 7 Ekim 2023'ten beri Hizbullah ve İsrail arasında sınır ötesi çatışmalar yaşanıyor. Örgüt, Hamas'la dayanışma amacıyla İsrail'in kuzeyindeki askeri noktalara düzenli olarak roket ve İHA saldırıları gerçekleştiriyor. İsrail ise Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah hedeflerini hava saldırılarıyla vuruyor. Son haftalarda tansiyon daha da yükseldi; İsrail, Hizbullah'ın füze stoklarını imha etmek için Lübnan'ın içlerine kadar sızan saldırılar düzenledi.
Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL), ateşkesin korunması için her iki tarafa da itidal çağrısı yaparken, çatışmaların büyük bir savaşa dönüşme riski taşıdığı vurgulanıyor. Lübnan hükümeti ise Hizbullah'ın eylemlerini kısmen onaylamakla birlikte, ülkenin bir savaşa sürüklenmesinden endişe duyuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Hizbullah-İsrail çatışması, Ortadoğu'daki dengeleri derinden etkiliyor. Hizbullah, İran'ın stratejik ortağı olarak, İsrail'e karşı caydırıcılık unsuru olarak görülüyor. İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü hibrit savaş, özellikle Suriye ve Yemen'deki krizlerle bağlantılı. ABD ve Avrupa Birliği, Hizbullah'ı terör örgütü olarak listeliyor ve İsrail'in kendini savunma hakkını destekliyor. Ancak İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, uluslararası toplumda endişeyle karşılanıyor; zira sivil kayıpların artması ve bölgesel bir savaş riski bulunuyor.
Bu çatışma, İsrail'in kuzey sınırını güvence altına almayı hedefleyen askeri stratejisinin bir parçası olarak okunabilir. Ancak Hizbullah'ın İHA ve roket kapasitesi, İsrail hava savunma sistemlerini zorluyor. Son aylarda Hizbullah'ın insansız hava araçlarıyla İsrail hava sahasını ihlal ettiği ve İsrail savaş uçaklarının bu araçları düşürdüğü biliniyor. Bölgesel boyutuyla, bu gerilim, İsrail ile Suudi Arabistan arasında normalleşme sürecini de etkileyebilir; Suudi Arabistan, Filistin sorununa çözüm bulunmadan normalleşmeye yanaşmayacağını sinyallerini veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hizbullah-İsrail çatışması, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesi açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdürürken, Filistin davasına verdiği destek nedeniyle Hizbullah'ı resmen terör örgütü olarak tanımamıştır. Bu durum, Ankara'nın hem Batı ittifakındaki konumunu hem de İslam dünyasındaki prestijini etkileyebilir. Ayrıca, güney sınırında Suriye'deki çatışmalar devam ederken, Lübnan'da yeni bir savaş Türkiye'ye mülteci akışını artırabilir ve enerji güvenliği risklerini yükseltebilir. Dolayısıyla Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmalıdır.