Hindistan, dünyanın en büyük ikinci karayolu ağına sahip: 6 milyon kilometreyi aşan bu devasa altyapı, her üç dakikada bir can alıyor. Ülke genelinde trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı günde yüzlerce kişiye ulaşıyor. Sarhoş sürücülerin insanları ezmesi, hız yapan kamyonların okul servislerine çarpması gibi dehşet verici haberler her gün manşetleri dolduruyor. Ancak bu ölümlerin çoğu önlenebilir nitelikte.
Kazaların arka planı: Altyapı, denetim ve insan faktörü
Hindistan'da trafik kazalarının bu denli yaygın olmasının nedenleri arasında yetersiz altyapı, gevşek denetim ve sürücü hataları yer alıyor. Ülkenin hızla artan araç sayısına karşın yolların bakımı ve güvenlik standartları aynı hızda iyileştirilemiyor. Özellikle kırsal bölgelerde ve şehirlerarası otoyollarda aydınlatma eksikliği, bozuk zemin, yeterli işaret levhası olmaması gibi sorunlar kazaları tetikliyor. Ayrıca, ehliyetsiz sürücüler ve aşırı hız, ölümlü kazaların başlıca sebepleri arasında gösteriliyor.
Hindistan hükümeti 2019 yılında Motorlu Taşıtlar Yasası'nda yaptığı değişiklikle cezaları artırdı, ancak uygulamada yetersizlikler devam ediyor. Trafik polisi sayısı yetersiz; denetimler düzensiz. Öte yandan, kamuoyunda artan farkındalık ve bazı sivil toplum kuruluşlarının çabaları, sorunun boyutlarını gözler önüne seriyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Hindistan, dünya genelinde trafik kazası kaynaklı ölümlerin yaklaşık %11'ini oluşturuyor. Ülke, her yıl 150 binden fazla insanı trafik kazalarında kaybediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Gelişmekte olan ülkelerde ortak sorun
Hindistan'daki durum, aslında gelişmekte olan birçok ülkenin ortak sorununu yansıtıyor. Hızlı kentleşme, artan nüfus ve motorlu taşıt kullanımının yaygınlaşması, trafik güvenliğini kritik bir halk sağlığı meselesi haline getiriyor. Dünya Bankası'nın raporlarına göre, düşük ve orta gelirli ülkelerde trafik kazaları, ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bu ülkelerde yol güvenliği yatırımları genellikle yetersiz kalıyor; ekonomik büyüme öncelikli olduğu için altyapı harcamaları daha çok yeni yollar yapmaya, mevcut yolların iyileştirilmesine değil.
Küresel düzeyde Birleşmiş Milletler, 2021-2030 yıllarını 'Yol Güvenliği Eylem On Yılı' ilan etti. Hedef, trafik kazalarından kaynaklanan ölümleri yarı yarıya azaltmak. Ancak Hindistan gibi ülkelerde bu hedefe ulaşmak için daha fazla siyasi irade, finansman ve toplumsal bilinç gerekiyor. Hindistan'ın durumu, aynı zamanda hızla motorize olan diğer Asya ve Afrika ülkeleri için de uyarıcı bir örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, trafik kazaları konusunda Hindistan kadar vahim bir tabloya sahip olmasa da benzer sorunlarla boğuşuyor. Ülkemizde de her yıl binlerce kişi trafik kazalarında hayatını kaybediyor; aşırı hız, alkollü sürüş ve altyapı eksiklikleri başlıca nedenler arasında. Hindistan'ın deneyimi, denetim ve eğitim eksikliğinin ölümcül sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Türkiye için bu haber, trafik güvenliği politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, Hindistan ile gelişmekte olan ülkeler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımı, küresel yol güvenliği hedeflerine katkı sağlayabilir. Türkiye'nin kendi trafik güvenliği stratejilerini gözden geçirmesi ve yenilikçi çözümler geliştirmesi gerekiyor.