Hindistan ve Vietnam, uluslararası şirketlerin Çin dışında üretim üssü arayışını ifade eden 'Çin artı bir' stratejisi kapsamındaki yatırımları çekmek için birbirleriyle rekabet etmek yerine, tamamlayıcı bir ortaklık kurmayı değerlendiriyor. Analistlere göre, Yeni Delhi'nin ölçek ve teknoloji yetenekleri ile Hanoi'nin üretim çevikliği ve Doğu Asya tedarik zincirlerine olan bağlantıları birleştirilebilirse, bu iki ülke birbirini tamamlayan bir ekonomik ekosistem oluşturabilir. Böyle bir dönüşüm, iki ülkenin de bölgesel ve küresel ticaretteki rollerini derinleştirmesine olanak tanıyabilir.
Rekabetten İşbirliğine Giden Yol
Çin ile yaşanan ticaret gerilimleri ve tedarik zinciri çeşitlendirmesi eğilimi, çok uluslu şirketleri üretimlerini Çin dışına taşımaya yönlendirdi. Bu süreçte Hindistan ve Vietnam, en cazip alternatifler olarak öne çıktı. Ancak şimdiye kadar iki ülke, aynı yatırımları çekmek için birbirleriyle yarıştı. Hindistan, geniş iç pazarı, mühendislik yetenekleri ve dijital altyapısıyla öne çıkarken; Vietnam, düşük işgücü maliyetleri, esnek üretim kapasitesi ve Çin'e yakınlığı sayesinde avantaj sağlıyordu.
Analistler, bu iki ülkenin birbirini dışlayan bir rekabet yerine, sinerji yaratacak bir işbirliği modeli geliştirebileceğini belirtiyor. Örneğin, Hindistan yazılım, tasarım ve Ar-Ge gibi katma değerli aşamalarda uzmanlaşırken; Vietnam, nihai montaj ve ihracat için üretim üssü olarak hizmet verebilir. Bu işbölümü, her iki ülkenin de küresel değer zincirlerinde daha yüksek konumlara tırmanmasını sağlayabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan ve Vietnam arasındaki olası işbirliği, Asya-Pasifik'teki jeopolitik ve ekonomik dengeler açısından da önem taşıyor. İki ülke de Güneydoğu Asya ve Güney Asya'da stratejik konumlara sahip. Hindistan'ın 'Act East' politikası ve Vietnam'ın ASEAN içindeki aktif rolü, bu ortaklığı bölgesel bir projeye dönüştürebilir. Ayrıca, her iki ülkenin de Çin'e olan ekonomik bağımlılığını azaltma çabası, onları doğal müttefikler haline getiriyor.
Küresel ölçekte ise, bu gelişme 'Çin artı bir' stratejisinin sadece bir alternatif arayışı olmadığını, aynı zamanda yeni bir üretim ve ticaret mimarisinin doğuşunu işaret ediyor. ABD ve Avrupa'daki şirketler, tedarik zincirlerini çeşitlendirirken Hindistan ve Vietnam'ı tek tek değil, birbirini tamamlayan bir ağ olarak görmeye başlarsa, bu iki ülke küresel ticarette daha güçlü bir blok oluşturabilir. Ancak bunun için altyapı bağlantıları, gümrük prosedürleri ve yatırım teşviklerinin uyumlaştırılması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan ve Vietnam arasındaki olası işbirliği, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Her iki ülke de tekstil, hazır giyim, elektronik ve otomotiv yan sanayi gibi alanlarda Türkiye'nin ihracat pazarlarında rakip konumunda. Eğer bu iki ülke birbirini tamamlayan bir üretim üssü haline gelirse, Avrupa ve ABD pazarında Türk ürünlerine yönelik rekabet artabilir. Öte yandan, Türkiye'nin de 'Çin artı bir' kapsamında yatırım çekme potansiyeli var; ancak Hindistan ve Vietnam'ın ölçeği ve maliyet avantajları karşısında daha niş alanlara odaklanması gerekebilir. Ayrıca, bu ortaklık Asya'daki ekonomik entegrasyonu derinleştirerek Türkiye'nin Asya ile ticaretini de etkileyebilir.